DENETİMLİ SERBESTLİK VE YARDIM MERKEZLERİ İLE

KORUMA KURULLARI YÖNETMELİĞİ

 

 

20.12.2005 tarih ve 26029 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır

 

 

 

BİRİNCİ KISIM

Genel Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

 

 

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

 

Amaç

Madde 1

Bu Yönetmeliğin amacı; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığının, denetimli serbestlik ve yardım merkezleri ile koruma kurullarının teşkilat, görev ile çalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

 

Kapsam

Madde 2

Bu Yönetmelik; Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunun, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığının, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ve büroları ile koruma kurullarının teşkilât, görev, çalışma ve denetimine ilişkin usul ve esasları ile yapılacak yardım ve infaz işlemleri hakkındaki kuralları, bu sürece katılan kişilerin görev, yetki, hak ve yükümlülüklerini kapsar.

 

Asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece bu Yönetmelikte belirtilen denetimli serbestliğe ilişkin hükümler uygulanmaz.

 

Dayanak

Madde 3

Bu Yönetmelik, 3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununun 27 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

 

Tanımlar

Madde 4 — Bu Yönetmelikte yer alan;

Bakan: Adalet Bakanını,

Bakanlık: Adalet Bakanlığını,

Danışma Kurulu: Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulunu,

Genel Müdürlük: Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünü,

Daire Başkanlığı: Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığını,

Adalet Komisyonu: Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunu,

Şube Müdürlüğü: Taşra teşkilâtındaki denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğünü,

Koruma Kurulu: Adli yargı ilk derece mahkemeleri adalet komisyonlarının bulunduğu yerde oluşturulan kurulu,

Kanun:3/7/2005 tarihli ve 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununu,

Denetimli Serbestlik: Mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim planı doğrultusunda suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamayı,

Büro: Şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı olarak kurulan büroyu,

Denetimli Serbestlik Görevlisi: Denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinde çalışan şube müdürü, şef, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog, öğretmen, infaz ve koruma memuru, kadrolu veya geçici görevli memurlar ile gönüllü çalışanları,

Denetim Planı: Sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu doğrultusunda hazırlanan ve denetim yöntemini belirleyen, sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog ve öğretmen gibi uzmanlar tarafından, suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi çerçevesinde iyileştirmeyi amaçlayan meslekî çalışma ve denetimin ayrıntılı olarak planlandığı belgeyi,

Psiko-Sosyal Yardım: Suça sürüklenen çocuk, şüpheli, sanık veya hükümlü ile suçtan zarar görenlere toplumla bütünleşmesi amacıyla sağlanması düşünülen psikolojik, sosyal, eğitim, sağlık, ekonomik, barınma, danışmanlık gibi her türlü hizmet, program ve kaynakları,

Genç:Onsekiz yaşını tamamlamış fakat yirmibir yaşını doldurmamış kişiyi,

ifade eder.

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

Temel İlkeler ve Yükümlülükler

Temel ilkeler

Madde 5

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinde aşağıdaki ilkeler dikkate alınır:

a)   İnsan onuruna saygı ve dürüstlük: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; insan haklarına saygı, dürüstlük ve kararlılık çerçevesinde hareket eder; görevlerini yerine getirirken aşağılayıcı, onur kırıcı veya küçük düşürücü davranışlarda bulunamaz.

b)   Gizlilik: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlü ya da bunların ailesi hakkında öğrenmiş olduğu bilgilerin veya düzenlediği raporların gizliliğini korumak zorundadır. Bu bilgiler kanunun zorunlu kıldığı hâller dışında hiçbir kurum ve kişiye verilemez.

c)   Tarafsızlık: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında görev alanlar; görevleri ile ilgili belgeleri inceleyebilir; ancak buradan elde ettiği bilgilerle ilgili olarak soruşturmanın gizliliği ilkesine uymak, tarafsızlığına gölge düşürecek davranış ve ilişkilerden kaçınmak ve davanın taraflarına eşit uzaklıkta olmak zorundadır.

d)   Çocuğun yüksek yararı: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında yetişkin ve çocuklar hakkında yürütülecek işlemler ayrı ayrıyapılır ve çocukların yüksek yararının korunmasına özen gösterilir.

 

Yükümlülükler

Madde 6

Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak şube müdürlüğü veya büronun hazırladığı programa, denetim planına ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır. Aksi takdirde durum, kararı veren mercie bir rapor ile bildirilir ve kanunlarda belirtilen yaptırımlar uygulanır.

 

Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili olarak hakkında tedbir uygulanan kişi, herhangi bir sebeple yerleşim yeri adresini değiştirir ise yeni adresini şube müdürlüğü veya büroya bildirmekle yükümlüdür. Bildirilmemesi hâlinde hükümde veya kararda gösterilen adrese yapılan tebligat geçerlidir.

 

 

 

 

İKİNCİ KISIM

Kuruluş, Teşkilat ve Görev

BİRİNCİ BÖLÜM

Kuruluş, Teşkilat

 

Kuruluş

Madde 7

Kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, Genel Müdürlük bünyesinde Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü ile koruma kurulu kurulur. Gerektiğinde şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı bürolar kurulabilir veya kaldırılabilir.

 

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak Bakanlıkta, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu oluşturulur.

 

Teşkilat

Madde 8

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri, Bakanlık merkez teşkilatında daire başkanlığı, taşra teşkilatında şube müdürlükleri ve koruma kurulları ile bürolar tarafından yürütülür.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Daire Başkanlığı

Daire Başkanlığı

Madde 9

Daire Başkanlığı; bir Daire Başkanı, yeterli sayıda tetkik hâkimi, uzman personel ve en az üç şube müdürlüğünden oluşur.

Şube müdürlükleri;

a)   Yetişkin denetimli serbestlik,

b)   Çocuk ve genç denetimli serbestlik,

c)   Koruma kurulları ve yardım şubesi şeklinde adlandırılır.

 

Daire Başkanlığının görevleri

Madde 10

Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Şube müdürlükleri ve bürolar ile koruma kurullarının genel amaç ve politikalar çerçevesinde düzenli ve verimli çalışmalarını sağlamak.

 

b) Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerini geliştirmek, hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirmek amacına yönelik; eğitsel, kültürel, bilimsel, sosyal ve benzeri çalışmalar yapmak, gerektiğinde bununla ilgili olarak üniversiteler, okullar ve sivil toplum örgütleri ile koordineli çalışmak.

 

c) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarınca hazırlanan yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını Genel Müdürlüğe sunmak; Genel Müdürlükçe yayınlanacak yıllık faaliyet raporunu yönetsel, işlevsel ve sayısal verilere önem vererek hazırlamak.

 

d) Şube müdürlükleri bulunmayan ilçelerde büroların kurulmasını veya kaldırılmasını Genel Müdürlüğe önermek.

 

e) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarının yönetim, denetim ve gözetim görevlerini yürütmek.

 

f) Şube müdürlükleri, bürolar ve koruma kurullarının çalışmaları ile ilgili her türlü karar ve işlemi yürütmek ve görevleri ile ilgili bakanlık, diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle iş birliği yapmak, bu amaçla eğitim ve tanıtım faaliyetlerinde bulunmak.

 

g) Görev alanına giren kanun ve düzenleyici işlemlerdeki ihtiyaçlara ilişkin inceleme ve araştırmada bulunarak bunlara ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması için gerekirse tasarılar hazırlayarak Genel Müdürlüğe öneride bulunmak.

 

h) Denetimli serbestlik altında bulunanlardan toplum için tehlike hâli taşıyanlara özel dikkat gösterilmesini sağlamak, gereken önlemleri almak ve bunlara özgü iyileştirme tedbirlerini geliştirmek.

 

ı) Görev alanına giren konularda çocuk ve gençlere özel dikkat gösterilmesini, özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya bu etkiyi doğuran her türlü madde kullanımı ve aile içi şiddet söz konusu olduğunda, koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin özenle uygulanmasını sağlamak.

 

i) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girilmesini, aktarılmasını, tutulmasını ve paylaşımının bu ortamda sağlanmasını koordine etmek ve bunları izlemek.

 

j) Danışma Kurulunun yazı işleri hizmetlerini yürütmek.

 

k) Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.

 

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Şube Müdürlüğü ve Görevleri

 

Şube müdürlüğü

Madde 11

Adalet komisyonunun bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına bağlı olarak bir şube müdürlüğü kurulur. İş durumu ve coğrafi konum göz önüne alınarak Genel Müdürlüğün önerisi ve Bakanlık onayı ile şube müdürlüğü bulunmayan ilçelerde denetimli serbestlik ve yardım hizmetlerini yürütmek üzere şube müdürlüğüne bağlı büro kurulabilir.

 

Şube müdürlükleri ve koruma kurullarının yetki alanı adalet komisyonunun, büroların yetki alanı bulundukları ilçenin yargı çevreleri ile sınırlıdır.

 

Şube müdürlüklerinde; bir şube müdürü, yeterli sayıda şef, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, öğretmen, benzeri alanlarda eğitim alan personel, bu alanda özel hizmet içi eğitim almış diğer unvanlardaki personel ve diğer hizmetleri yürütecek görevliler ile bürolarda bir şef ve yukarıdaki görevlilerden ihtiyaç duyulanlar bulunur.

 

Şube müdürlüğü veya büroya, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri için infaz ve koruma memuru atanması veya görevlendirilmesinde bu hizmetlere yönelik en az iki ay süreli hizmet içi eğitimi başarı ile tamamlamış olmaları koşulu aranır. Şube müdürlüğü veya bürodan ceza infaz kurumlarına veya adlîyelere, ceza infaz kurumlarından veya adlîyelerden şube müdürlüğü veya büroya atama veya görevlendirmeye ilişkin adalet komisyonu kararları, ilgisine göre Genel Müdürlük veya Personel Genel Müdürlüğüne gönderilerek alınacak Bakanlık onayı ile tamamlanır.

 

Şube müdürlüğünde görev yapan denetimli serbestlik görevlilerinin çalışma programı şube müdürü tarafından belirlenir. Bu hüküm bürolarda, büro şefi tarafından belirlenecek çalışma programı için de uygulanır. Bütün görevliler kendileri için belirlenen bu programa uymak zorundadırlar.

Şube müdürlüklerinde;

a)Yetişkin denetimli serbestlik,

b)Çocuk ve genç denetimli serbestlik

c) Koruma ve yardım işlemlerinin yürütüldüğü bölümler bulunur.

Şube müdürlüğünün görevleri

 

Madde 12

Şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a) Kanunla ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıvermeden sonra bir denetim planı çerçevesinde yerine getirmek.

 

b) Çocuk mahkemeleri ile aile mahkemelerine, denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetleri alanında gözetim esaslarına göre yardımda bulunmak.

 

c) Şube müdürlüğünün göreviyle ilgili olarak mahkemelerce verilen kararların yerine getirilmesini sağlamak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.

 

d) Yıllık iş programları ve projeleri ile çalışma raporlarını her yıl Daire Başkanlığına sunmak.

 

e) Yetki alanında bulunan; millî eğitim müdürlükleri ile iş birliği yaparak, mahkemelerce haklarında bir eğitim kurumuna veya eğitim programına devam etme yaptırım veya tedbir kararı verilen şüpheli, sanık ya da hükümlülerin devam edebilecekleri örgün ve yaygın eğitim kurumları ve kursların listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.

 

f) Yetki alanında bulunan; kamu kurum ve kuruluşları, meslek odaları, sanayi ve ticaret odaları, kamu yararına hizmet veren özel kuruluşlar veya benzer kurumlarla görüşerek, bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi almak suretiyle hizmetler listesini oluşturmak ve bu listeleri mahkemelere vermek.

 

g) Aile içi şiddete ilişkin bir bildirim yapıldığında, görev alanını göz önünde bulundurarak koruyucu ve tedavi edici yöntemlerin uygulanmasını sağlamak.

 

h) Görev alanına giren konularda; bilgilerin, verilerin ve dosyaların elektronik ortama girmesini, aktarılmasını ve tutulmasını sağlamak,

 

ı) Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

Soruşturma evresindeki görevler

 

Madde 13

Kanunlara göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

a)   4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesi ile 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 20 nci maddesi gereğince haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilerle ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b)   Cumhuriyet başsavcılığınca kendiliğinden ya da şüpheli veya müdafinin başvurusu üzerine gerekli görüldüğünde şüpheli hakkında sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu düzenleyip sunmak.

c)   Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko-sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yaparak yardımcı olmak.

d)   İstek hâlinde şüpheliye psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

Kovuşturma evresindeki görevler

 

Madde 14

İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evrede şube müdürlüğün

ün görevleri şunlardır:

a)   5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 20 nci maddesine göre adli kontrol altındaki sanıklarla ilgili olarak, kararda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmesine ilişkin çalışmaları yürütmek.

b)   Karar öncesinde mahkeme veya hâkimin isteği üzerine; sanığın geçmişi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, ruhsal ve psikolojik durumu, topluma ve suçtan zarar görene karşı taşıdığı risk hakkında ayrıntılı sosyal inceleme raporu veya sosyal araştırma raporu hazırlayıp sunmak.

c)   Suçtan zarar gören kişilerin karşılaştıkları psiko- sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde danışmanlık yapmak ve bu kişilere yardımcı olmak.

d)   İstek hâlinde sanığa psiko- sosyal danışmanlık yapmak.

Kovuşturma evresinden sonraki görevler

 

Madde 15

Sanık hakkındaki hükmün kesinleşmesinden sonraki evrede şube müdürlüğünün görevleri şunlardır:

 

a) Haklarında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının;

1.(c) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etme,

2.(d) bendinde belirtilen belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma,

3.(e) bendinde belirtilen ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma,

4.(f) bendinde ve 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinde belirtilen kamuya yararlı bir işte çalıştırma ile ilgili işlemleri yapma,

biçiminde seçenek yaptırımların gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak.

 

b) Haklarında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen hapis cezasının ertelenmesi hükmüne bağlı olarak;

1)(a) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi,

2)(b) bendinde belirtilen bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalışması,

3)(c) bendinde belirtilen çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi,

kararı verilenlerin denetim sürelerini, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde sağlamak.

 

c) 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince belli bir hak veya yetkinin kullanılmasının yasaklanması ve altıncı fıkrası gereğince meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması kararı verilenlerin denetim sürelerini, Kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak geçirmelerini, güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesini gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği içinde sağlamak.

 

d) 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek.

 

e) (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirlerin uygulanması süresince hükümlüleri izlemek, denetlemek ve yönlendirmek, hükümlülerin psiko-sosyal sorunlarını çözmek ve bunlara yardımda bulunmak, izleme ve denetleme sonucunu ve yükümlülüğe uymayanları ya da suç işleyenleri mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

 

f) 5275 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi gereğince salıverilmesine bir ay kalmış olan hükümlülere, verilen iş arama izni süresince yardımcı olmak.

 

g) Hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıvermeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleriyle iş birliği yapmak, gerektiğinde hükümlü ile görüşerek salıverme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanmasına katılmak.

 

h) 5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi sırasında hükümlünün psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yardımda bulunmak, bu konuda rapor düzenlemek, hükümlünün infazın gereklerine uymadığının belirlenmesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek.

 

ı) 5237 sayılı Kanuna göre etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp da haklarında güvenlik tedbirine hükmolunanlarla ilgili bu tedbirlerin uygulanmasını sağlamak.

Salıverme sonrası görevler

 

Madde 16

Şube müdürlüğünün salıverme sonrası görevleri şunlardır:

a) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin;

1.Yedinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün kamu kuruluşunda veya bir başkasının gözetiminde ücretle çalıştırılması,

2.Sekizinci fıkrasında düzenlenen çocuk hükümlülerin, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna yerleştirilmesi,

3.Dokuzuncu fıkrasında düzenlenen uzman bir kişinin görevlendirilmesi ve hükümlünün davranışlarının izlenerek hâkime rapor verilmesi,

4.Onikinci fıkrasında düzenlenen denetim süresinde hükümlünün yükümlülüklere uyması veya hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlememesi,

5.Ondördüncü fıkrasında düzenlenen denetim süresini iyi hâlle geçirmesi,

biçimindeki yükümlülüklerin denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk ve ilgili diğer makamlarla iş birliği yaparak yerine getirmek.

 

b) 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları gereğince düzenlenen denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesi yükümlülüğünün denetimi kapsamında kendisine verilen görevleri, gerektiğinde kolluk makamlarıyla iş birliği yaparak yerine getirmek.

 

c) 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması konusunda düzenleyeceği bir raporla görüş bildirmek.

 

d) Koruma kurulları vasıtasıyla kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler ile uygun görülen gönüllü gerçek ve tüzel kişilerle iş birliği yaparak, 5275 sayılı Kanunun 90 ve 91 inci maddelerinde düzenlenen, salıverilen kişilerin iş bulmalarına veya meslek ve sanatlarıyla ilgili bir iş kurmalarına, çevre ve aileleriyle olabilecek psiko- sosyal sorunların çözümüne yardımcı olmak.

 

e) Hükümlülerin yeniden suç işlemesinin önlenmesi ve topluma kazandırılmasını sağlayıcı etkenleri güçlendirme amacına yönelik çalışmalar yapmak.

 

 

 

 

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Adli Kontrol ve Adli Kontrol Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesi

 

Adli kontrol

Madde 17

5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesi ile 5395 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan adli kontrol tedbirlerine karar verilmesi hâlinde, tedbir kararlarının yerine getirilmesinin usul ve esasları bu Yönetmelik hükümlerine göre belirlenir.

 

Adli kontrol yükümlülükleri

Madde 18

Adli kontrol, şüpheli veya sanığın, bir veya birden fazla yükümlülüğe tâbi tutulmasını içerir.

Bu yükümlülükler;

 

a) Yurt dışına çıkamamak.

 

b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.

 

c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.

 

d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.

 

e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.

 

f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.

 

g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek.

 

h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.

 

i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.

 

j) Ayrıca suça sürüklenen çocuklar için;

 

1) Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak.

2) Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek.

3) Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamaktır.

 

Yurtdışına çıkamama

Madde 19

Yurt dışına çıkamama yükümlülüğü, ülke sınırları dışına çıkamamayı ifade eder.Karar Cumhuriyet başsavcılığınca, şube müdürlüğü veya büroya, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde aynı zamanda kolluğa gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro bu yükümlülüğü içeren kararı Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile kolluğa bildirir ve derhal uygulanmasını ister.

Karar, şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmiş ise şube müdürlüğü veya büro kararı ayrıca kendisine bildirir.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak kolluktan istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde başvurma

 

Madde 20

Hâkim tarafından belirlenen yerlere belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurma yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın kararda belirlenen yerlere, belirtilen aralıklarla düzenli olarak başvurmasını ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.Karar, şube müdürlüğü veya büroca, hâkim tarafından belirlenen yerlere ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

 

Şüpheli veya sanığın kararda belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde başvurmaması hâlinde durum ilgili yer tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilir.

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili yer tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili yerden istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili yere iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Çağrılara ve kontrol tedbirine uyma

Madde 21

Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın, şube müdürlüğü ya da büro veya bir başka özel veya resmî kişi veya mercie kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde çağrılmasını ve bu kişiye veya mercie gerektiğinde çalıştığı iş veya meslek uğraşı hakkında ya da devam etmekte olduğu eğitim hakkında bilgi vermesini ve bu konuda denetlenmesini ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

 

Karar, şube müdürlüğü veya büroca hâkim tarafından belirlenen merci veya kişilere ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili merci veya kişi tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili merci veya kişiden istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili merci veya kişiye iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Taşıtları kullanamamak ve sürücü belgesini teslim etmek

 

Madde 22

Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın her türlü taşıtı veya bazılarını kararda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kullanamamasını ve kararda öngörülmüş ise sürücü belgesinin makbuz karşılığında alınmasını ifade eder.

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

Karar, şube müdürlüğü veya büroca kolluğa, şüpheli veya sanığın kayıtlı olduğu meslek odasına ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

Sürücü belgesinin kaleme teslimine karar verilmesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca bu belgenin on gün içinde bu yere teslimi için şüpheli veya sanığa bildirim yapılır. Ayrıca bu durum kolluğa bildirilir.

 

Teslim alınan sürücü belgesi, ilgilinin dosyasında saklanır.

 

Hâkim veya Cumhuriyet savcısının şüpheli veya sanığın mesleki uğraşı ile ilgili araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verdiği durumlar saklı kalmak üzere yükümlülüğe uyulmadığının kolluk veya meslek odası tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak kolluk ve meslek odasından istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum, kolluk ve meslek odasına iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca, teslim edilen sürücü belgesinin on gün içinde şube müdürlüğü veya bürodan alınması için şüpheli veya sanığa bildirim yapılır. Bu süre sonunda teslim alınmayan sürücü belgeleri kolluğa gönderilir.

 

Tedavi veya muayene tedbirine uyma

Madde 23

Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olma ve bunları kabul etme yükümlülüğü, şüpheli veya sanık hakkında bu maddelerden arınmak amacıyla hâkim veya mahkeme kararında öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde hastaneye yatmak da dahil olmak üzere, koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici tedbirlere tâbi olmayı ve bunları kabul etmeyi ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

 

Bu yükümlülüğün yerine getirilmesi amacıyla şube müdürlüğü veya büro tarafından, şüpheli veya sanığa on gün içinde sağlık kuruluşuna sevk edilmek üzere şube müdürlüğü veya büroya başvurması için bildirim yapılır. Şüpheli veya sanığın belirlenen süre içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hâlinde sağlık kurumuna sevk yazısı yazılarak beş gün içinde bu kuruma başvurması istenir. Ayrıca, sağlık kurumuna şüpheli veya sanığın; kuruma başvurduğu tarih, uygulanacak tedavi programı ile tedavinin tamamlandığı tarihin bildirilmesi konusunda yazı yazılır.

 

Şüpheli veya sanığın sağlık kurumunca belirlenen tedavi programına uymaması hâlinde durum bu kurum tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilir.

 

Şube müdürlüğü veya büroca şüpheli veya sanığın sevk tarihinden itibaren beş gün içinde sağlık kurumuna başvurmaması veya yükümlülüğe uyulmadığının sağlık kurumu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak sağlık kurumundan istenir ve kayıt kapatılır.

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum sağlık kurumuna iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Sağlık Bakanlığından, her yıl Ocak ayının onbeşine kadar yukarıda sayılan uçucu, uyarıcı veya uyuşturucu maddeler ile alkol bağımlılarının tedavilerinin yapılacağı merkezlerin bildirilmesi istenir.

Güvence

 

Madde 24 — Güvence yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve taksitle ödeme süreleri hâkimce belirlenecek bir güvence miktarının yatırılmasını ifade eder.

a)   Şüphelinin veya sanığın güvence yükümlülüğü karşılığında adli kontrol altına alınmasına karar verilmesi hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa on gün içinde güvence miktarının tamamını, taksitli ise ilk taksitini maliye veznesine yatırması için bildirim yapılır. Şüpheli veya sanık, belirlenen güvenceyi maliye veznesine yatırdıktan sonra makbuzu şube müdürlüğü veya büroya ibraz eder ve şube müdürlüğü veya büro, makbuzu Cumhuriyet başsavcılığına iletir. Güvence miktarının veya taksitlerin tamamının ödenmesinden sonra defterdeki kaydını kapatarak Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Şube müdürlüğü veya büro tarafından güvence miktarının tamamının veya taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kayıt kapatılır.

b)   Güvence yükümlülüğüne dair karar, tutuklu iken verilmiş ve şüpheli veya sanığın serbest bırakılmasının güvence miktarının veya ilk taksitin yatırılması koşuluna bağlanması hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır. Güvence miktarı veya ilk taksit maliye veznesine şüpheli veya sanık adına yatırılıp makbuz Cumhuriyet başsavcılığına ibraz edilir. Bu durumda evrak şube müdürlüğü veya büroya gönderilmez. Ancak güvence miktarının takside bağlandığı hâlde evrak şube müdürlüğü veya büroya gönderilerek (a) bendi gereğince işlem yapılır.

Güvencenin geri verilmesinde veya hazineye irat kaydedilmesinde, 5271 sayılı Kanunun 115 inci maddesi hükümlerine göre işlem yapılır.

 

Silah bulunduramamak ve taşıyamamak

Madde 25

Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın mahkeme veya hâkim kararı ile silah taşımasının veya bulundurmasının yasaklanması ile gerektiğinde sahip olduğu diğer silahlarının Cumhuriyet başsavcılığına bağlı adli emanet memurluğuna teslimini ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

 

Karar, şube müdürlüğü veya büroca kolluğa ve kararın şüpheli veya sanığın yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

 

Ayrıca kolluktan şüpheli veya sanığın sahip olduğu silahların listesinin bildirilmesi istenir.

Silahların adli emanet memurluğuna teslimine karar verilmesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca bu silahların on gün içinde adli emanet memurluğuna teslimi için şüpheli veya sanığa bildirim yapılır. Ayrıca bu durum adli emanet memurluğuna bildirilerek, silahların sayısı ile teslim alındığı tarihin bildirilmesi istenir.

 

Şube müdürlüğü veya büroca kolluk tarafından şüpheli veya sanığa ait silah listesi ile adli emanet memurluğundan gönderilen yazının karşılaştırılması sonucu bütün silahların teslim edilmediğinin anlaşılması dahil yükümlülüğe uyulmadığının kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca teslim edilen silahların on gün içinde adli emanet memurluğundan alınması için şüpheli veya sanık ile adli emanet memurluğuna bildirim yapılır.

 

Mağdurun haklarının güvence altına alınması

Madde 26

Hâkim tarafından miktarı belirlenecek paranın mağdurun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak yükümlülüğü, mahkemece miktarı ve ödeme süresi belirlenecek paranın mağdurun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlanmasını ifade eder.

Karar üzerine şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa, on gün içinde taşınmaz malların tapu bilgileri, taşınır mallara ait kayıtlar ile bankada bulunan nakdî varlıklarına ilişkin bilgileri vermesi istenir. Mağdurun haklarının kişisel güvenceye bağlanması hâlinde, güvence veren kişinin de bu işlemleri yapması için bildirim yapılır.

 

Güvencenin; nakdî olması hâlinde paranın çekilmesi, aynî olması hâlinde bunun satılması veya devredilmesi hâlinde bilgi verilmesi için ilgili kuruma yazı yazılır.

 

Güvencenin kişisel olması hâlinde, güvence veren kişinin şube müdürlüğü veya büroya gelerek aynî veya nakdî güvence göstererek mağdurun haklarını teminat altına alması şeklinde yerine getirilir. Bu halde ikinci fıkradaki işlemler yapılır.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurumdan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kuruma iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Aile yükümlülüklerinin yerine getirilmesine ve nafakanın ödenmesine dair güvence

 

 

Madde 27

22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun hükümlerine göre aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek yükümlülüğü, şüpheli veya sanığın aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermesini ifade eder.

Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine karar verilmesi hâlinde şube müdürlüğü veya büro tarafından şüpheli veya sanığa, on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya gelerek bu konuda yazılı taahhütte bulunması istenir. Aile yükümlülüklerine ilişkin yazılı taahhüt, mahkeme kararı göz önünde bulundurularak hazırlanır.

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanığa bildirildiği tarihte başlar.

 

Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair karar, kolluk ile ilgiliye bildirilir.

Şüpheli veya sanığın aile yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve adli kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyip ödemediği şube müdürlüğü veya büro tarafından; ilgili, aile ve çevre ile yapılan görüşmelerle her zaman denetlenir.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır. Ayrıca ilgiliye bildirilir.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca ilgiliye bildirilir.

Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak

 

Madde 28

Belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen çevre dışına çıkmasının yasaklanmasını ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

Karar, şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine ve kararın şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine bildirilir.

Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, çevre dışına çıkıp çıkmadığının denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum veya kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar ya da kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek

 

Madde 29

Belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen bazı yerlere gidememesi veya ancak bazı yerlere gidebilmesini ifade eder.

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

 

Karar şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine, şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine, ayrıca belirlenen yerlere de bildirilir.

 

Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, belirlenen bazı yerlere gidememesinin veya ancak bazı yerlere gidebilmesinin denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

 

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar, belirlenen yerler veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen yerler ile kolluktan istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen yerler ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama

Madde 30

Belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmama yükümlülüğü, mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde şüpheli veya sanık çocuğun belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamasını ifade eder.

 

Bu yükümlülük, şüpheli veya sanık çocuk veya yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar.

Karar şube müdürlüğü veya büroca, çocuğun yasal temsilcisine, şüpheli veya sanık çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine, ayrıca belirlenen kişi ve kuruluşlara da bildirilir.

Şüpheli veya sanık çocuğun mahkeme kararında belirtilen, belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamasının denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun, çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir.

Yükümlülüğe uyulmadığının ilgili kurum veya kuruluşlar, belirlenen kişi ve kuruluşlar veya kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen kişi ve kuruluşlar ile kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yükümlülük sona erdiğinde veya kaldırıldığında durum ilgili kurum ve kuruluşlar, belirlenen kişi ve kuruluşlar ile kolluğa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Adli kontrol yükümlülüklerinin kaydı ve takibi

Madde 31

Şüpheli veya sanık hakkındaki karar, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca adli kontrol kararlarının kaydına mahsus deftere kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya iletilir. Şube müdürlüğü veya büroca bu karar adli kontrol defterine kaydedilir.

 

Yetki alanında şube müdürlüğü veya büro bulunmayan Cumhuriyet başsavcılığı, kararı adli kontrol kararlarının kaydına mahsus deftere kaydettikten sonra, şube müdürlüğünün bağlı bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Karar, Cumhuriyet başsavcılığınca adli kontrol kararlarının kaydına mahsus deftere kaydedildikten sonra şube müdürlüğüne gönderilir ve birinci fıkradaki işlemler yapılır.

 

Şube müdürlüğü veya büro adli kontrol kararlarının, infaz ve takibini her zaman denetler.

 

 

BEŞİNCİ BÖLÜM

Kısa Süreli Hapis Cezası Yerine Seçenek Yaptırımlar ile Denetim Süresi

İçindeki Yükümlülüklerin Yerine Getirilmesi

 

Eğitim kurumuna devam etme yaptırımının veya yükümlülüğünün yerine getirilmesi

Madde 32

Bir eğitim kurumuna devam etme yaptırımı veya yükümlülüğü;

a)   5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince hükümlünün mahkeme kararıyla en az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi suretiyle,

b)   5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi veya (c) bendindeki çocuk hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan eğitim kurumuna devam etmesi suretiyle,

c)   5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince koşullu salıvermeden yararlanan çocuk hükümlülerin denetim süresinde eğitimlerine gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir kurumda devam etmesi suretiyle,

yerine getirilir.

 

Mahkemece birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen ilam ve kararlar Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca; birinci fıkradaki karar, ilam ve infaz evrakı denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilam veya kararı, denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar.

 

Bu yaptırım veya yükümlülük, hükümlünün eğitim kurumuna veya eğitim programına başladığı tarihte başlar.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın; birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen hâlde on gün içinde gelmemesi ve otuz gün içinde seçenek yaptırımın infazına başlanmaması, birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen hâllerde, on gün içinde gelmemesi hâlinde şube müdürlüğü veya büro ilgili defterdeki kaydı kapatarak durumu Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirilir.

 

Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise, kararın yerine getirilmesi için şube müdürlüğü veya büro bir denetim planı hazırlar. Bu planda; hükümlünün hangi kurum veya kuruluşta, hangi gün ve saatlerde ne tür bir eğitim alacağı ve hükümlünün hangi aralıklarla şube müdürlüğü veya büroyu ziyaret edeceği, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün okul, aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği gibi bilgiler yer alır. Bu çerçevede denetimli serbestlik görevlileri öncelikle hükümlünün ailesi, öğretmenleri ile gerektiğinde hükümlünün eğitim gördüğü yerdeki kurum amiri veya varsa rehber öğretmenle düzenli görüşmeler yapar.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı, hükümlüye, çocuk hükümlünün yasal temsilcisine ve ilgili eğitim kurumuna bildirilir.

 

Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir.

 

Denetim planına uyulmadığının ilgili eğitim kurumu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum bir tutanakla mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek ilgili eğitim kurumundan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Hükümlünün devam ettiği eğitim kurumunun disiplin kurallarını ihlal etmesi hâlinde bunun yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olup olmadığı şube müdürlüğü veya büroca değerlendirilerek bu konuda gerekçeli bir karar verilir. Fiilin yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilmesi hâlinde evrak gereği için mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Fiilin yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilmemesi hâlinde aynı usulde işlem yapılarak mahkemeye bilgi verilir.

 

Birinci fıkranın (b) veya (c) bentlerinde belirtilen hallerde, hükümlünün yükümlülüklerini aksatması veya yerine getirmemesi halinde, durum tutanakla tespit edilir ve hükümlünün hâkim tarafından uyarılması için Cumhuriyet başsavcılığına iletilir. Bu durumda kayıt kapatılmayarak karar beklenir. Hükümlünün hâkimin uyarısına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi durumunda; birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen hâlde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen hâlde koşullu salıverme kararının geri alınmasına karar verilir.

 

Yaptırım veya yükümlülük sona erdiğinde durum ilgili eğitim kurumuna iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya bürolar, bölgelerinde bulunan örgün ve yaygın eğitim kurumlarıyla görüşmeler yaparak hükümlüleri bu eğitim kurumlarından hangilerinde ve ne surette eğitime alacaklarına dair bilgi alırlar ve bu kurumlara ait listeleri her yılın Eylül ayına kadar oluşturarak mahkemelere verirler.

 

Bu yaptırım ve yükümlülüklerin uygulanmasında gizlilik ilkesine öncelikle uyulur.

Bu maddede geçen "yıl" ifadesi Millî Eğitim Bakanlığınca uygulanan eğitim ve öğretim yılıdır.

Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma yaptırımının yerine getirilmesi

Madde 33

Belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma yaptırımı, 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanması suretiyle yerine getirilir.

 

Belirli yerler ve etkinlikler; hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da kötü alışkanlıklar kazanmasında veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da onun yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri güçlendirecek yerler veya etkinliklerdir.

 

Mahkemece ilam Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı, denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın; on gün içinde gelmemesi ve en geç otuz gün içinde seçenek yaptırımın infazına başlanmaması hâlinde defterdeki kayıt kapatılarak durum Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirilir.

 

Bu yaptırım, hükümlü veya çocuk hükümlünün yasal temsilcisine bildirildiği tarihte başlar. Hükümlüye yapılacak bildirimde geçerli, haklı ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmadığı hâlde gelmemesinin, yükümlülüğü ihlal sayılacağı ile gelmemenin kanuni sonuçları mutlaka hatırlatılır.

 

Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise, şube müdürlüğü veya büro kararın yerine getirilmesi için hükümlü ile görüştükten sonra bir denetim planı hazırlar. Bu planda; hükümlünün gitmemesi gereken yerler veya yapmaması gereken etkinlikler belirtilir. Ayrıca hükümlünün hangi aralıklarla şube müdürlüğü veya büroyu ziyaret edeceği, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği gibi bilgiler yer alır.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı, hükümlüye, çocuk hükümlünün yasal temsilcisine, ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa bildirilir.

 

Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir. Ancak ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde denetim planı ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluk tarafından takip edilir.

 

Denetim planına uyulmadığının kolluk, ilgili kurum veya kuruluş tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluk ile ilgili kurum ve kuruluştan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yaptırım veya yükümlülük sona erdiğinde durum kolluk ile ilgili kurum ve kuruluşa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması ve belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma seçenek yaptırımının yerine getirilmesi

 

 

 

Madde 34

Ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması ve belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma yaptırımı, 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanması suretiyle yerine getirilir.

 

Bu maddenin uygulanmasında hükümlü tarafından kullanılmakta olan ehliyet ve ruhsat veya yürütülmekte olan meslek ve sanat, sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmesine neden olan ehliyet ve ruhsat ile meslek ve sanattır.

 

Mahkemece ilam Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar. Ayrıca ilamın bir örneğini Türkiye İş Kurumu ile ilgili kurum ve kuruluşlara gönderir.

Bu yaptırım, hükümlüye bildirildiği tarihte başlar.

 

Makbuz karşılığında teslim alınan ehliyet ve ruhsat belgeleri ilgilinin dosyasında saklanır.

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde gelmemesi ve otuz gün içinde seçenek yaptırımın infazına başlanmaması hâlinde şube müdürlüğü veya büro ilgili defterdeki kaydı kapatarak durumu Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirir.

 

Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise, şube müdürlüğü veya büro ilamın yerine getirilmesi için bir denetim planı hazırlar. Bu planda; meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma yaptırımının başlangıç ve bitiş tarihleri, gerektiğinde hükümlünün hangi aralıklarla şube müdürlüğü veya büroyu ziyaret edeceği, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği gibi bilgiler yer alır.

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı, hükümlüye, ilgili meslek kuruluşuna, mahalli idareye ve kolluğa bildirilir.

 

Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir. Ancak ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde denetim planı ilgili meslek kuruluşu ile kolluk tarafından takip edilir.

 

Denetim planına uyulmadığının kolluk, mahalli idare veya ilgili meslek kuruluşu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluk, mahalli idare ile ilgili meslek kuruluşundan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Yaptırım veya yükümlülük sona erdiğinde durum kolluk, mahalli idare ile ilgili meslek kuruluşuna iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı veya yükümlülüğünün infazı

Madde 35

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı veya yükümlülüğü hükümlünün;

a)   5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla ücretsiz olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılması, 51 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendi gereğince bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılması,

b)   5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince infaz kurumunda öğrendiği meslek veya sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığı çalıştırılması, 105 inci maddesinin dördüncü fıkrasında iki yıl veya daha az süre ile hapis cezasına mahkûm olanlardan, hükümlülük süresinin yarısını iyi hâlle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmiyet sürelerinin geriye kalan yarısının ücretsiz olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılması,

suretiyle yerine getirilir.

 

Mahkemece birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen ilam veya karar Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam veya karar denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

Şube müdürlüğü veya büro ilam veya kararı, denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğüne veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar.

Bu yaptırım veya yükümlülük, hükümlünün çalışmaya başladığı tarihte başlar.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın; 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki hâlde on gün içinde gelmemesi ve otuz gün içinde seçenek yaptırımın infazına başlanmaması, 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ile 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki hâllerde, on gün içinde gelmemesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büro ilgili defterdeki kaydı kapatarak durumu Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirir. Ancak bu fıkra, 5275 sayılı Kanunun 105 inci maddesinin dördüncü fıkrası için uygulanmaz.

 

Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise, şube müdürlüğü veya büro kararın yerine getirilmesi için bir denetim planı hazırlar. Bu planda; hükümlünün hangi kurum veya kuruluşta, hangi gün ve saatlerde çalışacağı ve hükümlünün hangi aralıklarla şube müdürlüğü veya büroyu ziyaret edeceği, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün iş, aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği gibi bilgiler yer alır.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı; hükümlüye, ilgili kamu veya özel kurum ve kuruluş ile kolluğa bildirilir.

 

Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir. Ancak ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde denetim planı ilgili kamu veya özel kurum ve kuruluşlar ile kolluk tarafından takip edilir.

 

Denetim planına uyulmadığının kolluk, ilgili kamu ya da özel kurum veya kuruluş tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tutanakla tespit edilmesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluk ile kamu ya da özel kurum veya kuruluştan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi ile 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen hâllerde, hükümlünün yükümlülüklerini aksatması veya yerine getirmemesi halinde, durum tutanakla tespit edilir ve hükümlünün hâkim tarafından uyarılması için Cumhuriyet başsavcılığına iletilir. Bu durumda kayıt kapatılmayarak karar beklenir. Hükümlünün hâkimin uyarısına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi durumunda; mahkemece 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinde belirtilen hâlde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen halde koşullu salıverme kararının geri alınmasına karar verilir.

Yaptırım veya yükümlülük sona erdiğinde durum kolluk ile ilgili kamu ya da özel kurum veya kuruluşa iletilerek evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Hükümlünün devam ettiği iş yerinin disiplin kurallarını ihlal etmesi hâlinde bunun yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olup olmadığı şube müdürlüğü veya büroca değerlendirilerek bu konuda gerekçeli bir karar verilir. Fiilin, yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilmesi hâlinde evrak gereği için mahkemeye veya yetki alanında şube müdürlüğü veya büro bulunmayan Cumhuriyet başsavcılığına iletilmek üzere derhal bağlı bulunulan Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Fiilin yaptırım veya yükümlülüğün ihlali olarak değerlendirilmemesi hâlinde aynı usulde işlem yapılarak mahkemeye bilgi verilir.

 

Çalışma süresinin hesabında hükümlünün çalıştığı kurumun bu konuda tâbi olduğu mevzuat esas alınır.

 

Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak hakkında böyle bir karar verilmişse, ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar; bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerine; eğitimini sürdürenler ise okullarına devamına engel olmayan, hafif işlerde çalıştırılabilir. Bu konuda 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 71, 85 ve 87 nci madde hükümleri uygulanır.

 

Kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırım veya yükümlülüğüne karar verilen hükümlülere, çalıştıkları sürece haklarında 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

 

 

Hizmetler listesinin oluşturulması

Madde 36

Hizmetler listesi; şube müdürlüğünce hazırlanan, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu yararına hizmet üreten kurumların, hükümlüleri hangi işlerde ne kadar süreyle çalıştırabileceklerine dair bilgilerin bulunduğu listedir.

 

Şube müdürlüğü, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler, her yılın Ocak ayı sonuna kadar mahkemelere iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına verilir. Mahkeme, bu listeden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.

 

Şube müdürlüğü, hizmetler listesini oluşturmak üzere, her yılın Aralık ayı içerisinde yeteri kadar denetimli serbestlik görevlisini bu işte görevlendirir.

 

Listelerin oluşturulmasında Türkiye İş Kurumu ile de iş birliği yapılabilir.

 

Hizmetler listesinin oluşturulması, koruma kurullarında da görüşülebilir. Koruma kurullarının bu konudaki görüş ve önerileri şube müdürlüğü dikkate alınır.

 

 

ALTINCI BÖLÜM

İş Arama İzni ile Cezanın Konutta İnfazı ile İlgili İşlemler

İş arama izni ile ilgili işlemler

Madde 37

Ceza infaz kurumlarında hükümlülük sürelerinin en az altı ayını kesintisiz geçirmiş ve koşullu salıverilmelerine bir ay kalmış hükümlülere olağan yaşantılarına döndüklerinde uyum sorunu ile karşılaşmamaları ve iş bulma olanakları sağlanmak üzere kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının onayı ile çalışma günleri içinde sekiz saate kadar iş arama izni verilebilir.

Kendisine iş arama izni verilen hükümlünün Cumhuriyet başsavcılığınca şube müdürlüğü veya büroya başvurması istenir. Ayrıca şube müdürlüğü veya büroya bilgi verilir. İş arama iznini kullanmak için ceza infaz kurumundan ayrılan hükümlünün şube müdürlüğü veya büroya başvurmaması hâlinde durum gereği yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

Şube müdürlüğü veya büroca başvuru kaydı, iş arama izin defterine kaydedilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro, hükümlünün gözlem ve sicil dosyasını inceleyerek ve yetki alanı içinde bulunan özel ve kamu işyerlerine ait listeleri değerlendirerek bunlardan en uygun olanını hükümlüye önerir ve bu işyerleri ile irtibat kurmasını sağlar. Ayrıca, şube müdürlüğü veya büro işyerlerine hükümlü hakkında bilgi verir.

 

İzin süresi içinde ve sonunda şube müdürlüğü veya büroca önerilen işyerlerine hükümlünün herhangi bir başvuru yapıp yapmadığı ile başvuru sonucu sorularak defterin ilgili bölümüne kaydedilir. Hükümlünün başvurmaması hâlinde durum gereği yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir ve defterdeki kayıt kapatılır.

 

Cezanın konutta infazı ile ilgili işlemler

Madde 38

5275 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hapis cezasının konutta infaz edilmesi şeklindeki özel infaz usullerine ilişkin ilam, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın; on gün içinde gelmemesi hâlinde, şube müdürlüğü veya büro ilgili defterdeki kaydı kapatarak durumu Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirir.

 

Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise şube müdürlüğü veya büro kararın yerine getirilmesi için bir denetim planı hazırlar. Bu planda; mahkeme kararında belirtilen konutun adresi, infazın başlama ve bitiş tarihi, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği ve diğer hususlara dair bilgiler yer alır.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı hükümlüye ve kolluğa bildirilir.

Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büro tarafından her zaman denetlenir.

 

Hükümlünün mahkeme kararında belirtilen, konutta cezasının yerine getirilmesinin denetimi, öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde kolluk tarafından yapılır.

 

Denetim planına uyulmadığının kolluk tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluktan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

 

Hükümlünün haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazeretine dayanarak, konuttan geçici süreli ayrılmaya ilişkin talebi şube müdürlüğü veya büroya yazılı olarak iletilir. Şube müdürlüğü veya büro, talebin haklılığı konusunda bir karar vermek üzere evrakı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir.

 

Sağlık, yangın, deprem gibi konutu terk etmenin zorunlu olduğu durumlarda, şube müdürlüğü veya büroya bilgi verilir ve durum tutanakla tespit edilerek zorunlu halin takibi ve hükmün infazının devam edilmesi sağlanır.

 

Hükümlünün konutunu değiştirmek istediğine dair talebi, şube müdürlüğü veya büroya yazılı olarak iletilir. Talep şube müdürlüğü veya büro tarafından Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek mahkemesinden bu konuda bir karar istenir.

 

Cezanın konutta infazı tamamlandıktan sonra, kolluktan evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

 

YEDİNCİ BÖLÜM

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı

Belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması güvenlik tedbirinin infazı

Madde 39

Belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması güvenlik tedbiri, 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre aynı maddenin birinci fıkrasında sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması suretiyle yerine getirilir.

 

Hükümlü hakkındaki ilam, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca cezanın infazından sonra ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedilir ve şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa bildirir.

 

Hükümlünün güvenlik tedbirine uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büro tarafından her zaman denetlenir.

 

Belli bir hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması güvenlik tedbiri infaz edildikten sonra ilgili kurum ve kuruluş ile kolluktan evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbirinin infazı

 

Madde 40

Meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbiri, 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması suretiyle yerine getirilir.

 

Mahkemece ilam Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca hükmün tümüyle infazından sonra ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı denetimli serbestlik defterine kaydeder. Ayrıca bir örneğini Türkiye İş Kurumu ile ilgili kurum ve kuruluşlara iletir.

 

a)   Meslek veya sanatın icrasının yasaklanması güvenlik tedbiri aşağıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine getirilir.

1.Bu yaptırım, hak ederek salıverme tarihinden sonra başlamak koşulu ile hükümlüye bildirildiği tarihte başlar.

2.Şube müdürlüğü veya büro ilamı, denetimli serbestlik defterine kaydettikten sonra hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapar. Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde gelmemesi hâlinde durum, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemeye bildirilir.

3.Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde ise, şube müdürlüğü veya büro ilamın yerine getirilmesi için bir denetim planı hazırlar. Bu planda; meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasının başlama ve bitiş tarihleri, gerektiğinde hükümlünün hangi aralıklarla şube müdürlüğünü veya büroyu ziyaret edeceği, denetimli serbestlik görevlilerinin hangi aralıklarla hükümlünün aile ve sosyal çevresi ile görüşeceği gibi bilgiler yer alır. Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı; hükümlüye, ilgili meslek kuruluşuna, mahalli idareye ve kolluğa bildirilir.

4.Hükümlünün denetim planına uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir. Ancak ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde denetim planı ilgili meslek kuruluşu ile kolluk tarafından takip edilir. Denetim planına uyulmadığının; kolluk, mahalli idare veya ilgili meslek kuruluşu tarafından bildirilmesi ya da şube müdürlüğü veya büro tarafından tespit edilmesi hâlinde durum mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek kolluk, Türkiye İş Kurumu, mahalli idare ve ilgili meslek kuruluşundan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

b)   Sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbiri aşağıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine getirilir.

1.Şube müdürlüğü veya büro sürücü belgesinin on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya teslimi için hükümlüye bildirim yapar, ayrıca kolluk ile hükümlünün kayıtlı olduğu meslek kuruluşuna bildirir.

2.Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde sürücü belgesini teslim etmemesi hâlinde durum, mahkemeye iletilmek üzere derhal bağlı bulunulan Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Şube müdürlüğü veya büroca kolluktan ve ilgili meslek kuruluşundan evrak istenir ve kayıt kapatılır.

3.Teslim alınan sürücü belgeleri, ilgilinin dosyasında saklanır.

Birinci fıkranın (a) ve (b) bendinde belirtilen güvenlik tedbirleri sona erdiğinde, kolluktan, Türkiye İş Kurumundan, mahalli idareden ve meslek kuruluşundan evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Ayrıca teslim edilmiş ise sürücü belgesini on gün içinde şube müdürlüğü veya bürodan alması için hükümlüye bildirim yapılır. Bu süre sonunda teslim alınmayan sürücü belgeleri kolluğa gönderilir.

 

Etkin pişmanlık hâlinde hükmedilen güvenlik tedbirinin infazı

 

Madde 41

5237 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince etkin pişmanlıktan yararlanan hükümlüler hakkında verilen denetimli serbestlik tedbirini içeren ilam, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

Şube müdürlüğü veya büroca ilam, denetimli serbestlik defterine kaydedilir.

 

Hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması için bildirim yapılır. Süresinde şube müdürlüğü veya büroya başvuran hükümlüye denetim planı hazırlanır. Bu kapsamda hükümlüye önce uyum sorununun çözümü için belirli aralıklarla psiko-sosyal yardım yapılır. Ayrıca kendisine örgüt ve çevresi ile ilişkiye girmemesi konusunda uyarılarda bulunulur.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı; hükümlüye, kolluğa ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir.

Hükümlünün güvenlik tedbirine uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir.

 

İlgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa hükümlünün bu çevre içinde bulunup bulunmadığı hususunun kontrol edilmesi için yazı yazılır.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurmaması veya denetim planı ile kendisine yapılan uyarılara uymadığının belirlenmesi ya da ilgili kurum veya kuruluşlar ya da kolluk tarafından örgüt ile ilişki kurduğunun bildirilmesi hâlinde durum, mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak kollukla ilgili kurum ve kuruluştan istenir ve kayıt kapatılır.

 

Etkin pişmanlık hâlinde hükmedilen güvenlik tedbiri infaz edildikten sonra ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

 

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Denetim Planı, Raporlar, Rehberlik ile Psiko-Sosyal Yardım

Denetim planı

Madde 42

Şube müdürlüğü veya büro, Kanun ve diğer kanunlarla verilen görevleri, soruşturma ve kovuşturma evreleri ile hükümden ve salıverilmeden sonra hazırlanacak bir denetim planı çerçevesinde yerine getirir. Şube müdürlüğü veya büro tarafından görevlendirilecek uzman, infaz için gönderilen kararlarla ilgili denetim planını on gün içinde hazırlar. Şube müdürlüğü veya büro dışından bir uzmanın rehber olarak görevlendirilmesi hâlinde, aynı hüküm uygulanır.

 

Şüpheli veya sanık ya da hükümlü ile birlikte ve gerektiğinde ilgili kurumlarla görüşülerek her kişi ve gerektiğinde her tedbir için, ayrı bir denetim planı hazırlanır ve hazırlanan bu plan olanaklar elverdiğince aynı uzman tarafından, mümkün olmaması hâlinde diğer denetimli serbestlik görevlileri tarafından takip edilir. Denetimli serbestlik görevlisi, planın hayata geçirilmesi için ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği yapar.

 

Denetim planı, denetimin yöntemini belirleyen ve uzmanlar tarafından hazırlanacak olan bir belge olup, planda alınan tedbirin; amacı, niteliği, süresi, suçun mahiyeti, hakkında denetim planı hazırlanan kişinin ihtiyaçları, bu ihtiyaçların karşılanmasında birlikte çalışılması düşünülen kişi ve kuruluşlar ile denetimin zaman tanımlamasına ilişkin hususlara yer verilir. İnfazın bitiminden sonra denetim ve gözetim sürecinin belirlenebilmesi amacıyla, denetim planının altında yer alan değerlendirme, sonuç ve öneriler bölümleri ilgili uzman tarafından doldurularak imzalanır. Hazırlanan denetim planları ve yapılacak değişiklikler gizli olup, şube müdürünün onayından sonra uygulamaya konulur.

 

Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda gerekli görüldüğünde denetim planında değişiklik yapılabilir.

 

Denetim raporu

Madde 43

Denetim raporu, hükümlü, şüpheli veya sanık hakkında hazırlanan denetim planı doğrultusunda yapılan uygulamanın değerlendirildiği; raporun hazırlandığı dönemi takip eden sonraki üç aylık denetim sürecinde yapılması düşünülen mesleki çalışmaların açıklandığı belgedir.

 

Bu rapor; denetimli serbestlik görevlileri tarafından elde edilen verilere dayanılarak denetim planını uygulayan uzman tarafından düzenlenir.

Raporun denetim planını uygulayan uzman veya rehber tarafından hazırlanmasının mümkün olmadığı durumlarda, rapor şube müdürlüklerinde görev yapan sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog, öğretmen tarafından; bu uzmanların bulunmaması hâlinde kamu kurum ve kuruluşlarındaki yukarıda belirtilen uzmanlar ile psikolojik danışman ve rehber, özel eğitim uzmanından biri tarafından düzenlenir.

 

Sosyal araştırma raporu

Madde 44

Sosyal araştırma raporu; şüpheli veya sanığın fiziksel, psikolojik, sosyal ve kültürel koşullarının sistemli bir bakış açısıyla suça yönelme açısından değerlendirildiği ve toplumla bütünleşmesi amacıyla ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynaklarla ilgili önerileri içeren, soruşturma veya kovuşturma sırasında şube müdürlüğü veya büro tarafından hazırlanan rapordur.

 

Rapor; soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısının kendiliğinden ya da şüpheli veya müdafiinin başvurusu üzerine gerekli görmesi hâlinde, kovuşturma evresinde ise hâkim veya mahkemenin isteği ile hazırlanır.

 

Raporda; şüpheli veya sanığın kimlik bilgileri, varsa önceki suç bilgileri, fiziksel durumu, biyografisi, ailesi, çevresi, eğitimi, kişisel, sosyal ve ekonomik durumu, zihinsel ve psikolojik hâli, topluma ve mağdura karşı taşıdığı risk ile raporu düzenleyen uzmana karşı tutumu belirtilir.

 

Rapor; şüpheli veya sanık ya da bunların aileleri ile gerekli görülmesi hâlinde suçtan zarar gören, akran grubu, sosyal çevre ile en az bir kez yüz yüze yapılacak görüşme ve şüpheli veya sanığa ilişkin bütün belgeler incelenerek hazırlanır. Ayrıca raporun hazırlanması ile ilgili bütün kaynaklar ve bilgi toplama biçimleri ile gerekli olduğu halde yapılamayan işlemler ve görüşmelerin yerine getirilememe gerekçesi de raporda belirtilir.

 

Rapor; şüpheli veya sanık için hazırlanacak denetim planına temel olabilecek şekilde düzenlenir, değerlendirme ve öneri ile sonuçlandırılır.

 

Sosyal araştırma raporu hazırlanırken şüpheli veya sanığın ceza infaz kurumunda bulunması hâlinde raporu hazırlayan uzman gerektiğinde bu kuruma giderek şüpheli veya sanık ile görüşebilir.

 

Bu rapor; şube müdürlüklerinde görev yapan öncelikle sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog, öğretmen tarafından; bu uzmanların bulunmaması hâlinde kamu kurum ve kuruluşlarındaki yukarıda belirtilen uzmanlar ile psikolojik danışman ve rehber, özel eğitim uzmanından biri tarafından düzenlenir.

 

Rapor, şube müdürü tarafından uzmana havale tarihinden itibaren onbeş gün içinde hazırlanır. Ancak zorunluluk hâlinde gerekçesi belirtilmek koşulu ile Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemeden onbeş gün ek süre talep edilebilir.

 

Salıverilme öncesinde düzenlenecek rapor

 

Madde 45

Ceza infaz kurumu, salıverilme tarihine bir ay kalan her hükümlü hakkında şube müdürlüğü veya büroya bilgi verir.

 

Şube müdürlüğü veya büroca görevlendirilecek bir denetimli serbestlik görevlisi hükümlülerin topluma kazandırılmasında ve salıverilmeye hazırlanmasında ceza infaz kurumlarının psiko-sosyal servisleri ile iş birliği yapar, gerektiğinde hükümlü ile görüşür ve görüşmesi ile ilgili gözlemlerini, çalışmalarının sonuçlarını rapor halinde ceza infaz kurumu idaresine bildirir. Bu rapor, salıverilme öncesi değerlendirme raporunun hazırlanması sırasında gözönünde bulundurulur.

Salıverilme öncesi düzenlenecek rapor; gözlem ve sınıflandırma formunda yer alan infaz sürecine ilişkin bilgiler, hükümlünün işlemiş olduğu suça ilişkin düşünceleri, psiko-sosyal servisin değerlendirmesi, eğitim durumu, çalışmaya ilişkin değerlendirme, gündelik yaşamına ilişkin değerlendirme bölümleri incelenerek ve salıverilme sonrası düşünceleri dikkate alınarak hazırlanır.

 

Rehber görevlendirilmesi

Madde 46

5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince mahkeme, 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hâkim tarafından belirlenmemesi hâlinde şube müdürlüğü veya büro ile 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hâkim, rehberlikle ilgili görevleri yerine getirmek üzere çocuk ve yetişkin ayrımı gözeterek; suç türleri dikkate alınarak şube müdürlüklerinde veya bürolarda, bulunmaması hâlinde aile veya çocuk mahkemelerinden, ceza infaz kurumlarından, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğüne bağlı resmî kuruluşlardan, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel eğitim kurumlarından, Sağlık Bakanlığına bağlı resmî kuruluşlardan, üniversitelerden, bu konuda faaliyet gösteren kanunla kurulmuş dernek ve vakıflardan, sosyolog, öğretmen, sosyal çalışmacı, psikolog, özel eğitim uzmanı veya psikolojik danışman ve rehberi, çocuk gelişimcisini rehber olarak görevlendirir.

 

Şube müdürlüğü veya büroca, rehber ile ilgili bilgiler rehberlik hizmetlerine ilişkin deftere kaydedilerek ilgiliye bildirilir.

 

Rehberlik görevi, denetim süresinin başladığı tarihten, denetim süresinin sona erdiği tarihe kadar devam eder.

 

Rehberin şube müdürlüğü veya büro dışından görevlendirilmesi hâlinde, kendisine şube müdürlüğü veya büroca rehberlik görevinin konusuna göre, hükümlüye uygulanacak program ile hükümlünün iletişim bilgileri bildirilir.

 

Şube müdürlükleri veya bürolar dışında yukarıda sayılan kurumlar, rehber olarak görevlendirilebilecek unvanlardaki uzmanların listesini her yıl Ocak ayında şube müdürlüklerine veya bürolara verir. Şube müdürlükleri veya bürolar bu listeleri Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemelere gönderir.

 

Çocuklara rehberlik hizmeti verecek uzmanın görevlendirilmesinde çocuk kurumlarında çalışanlara öncelik tanınır. Şube müdürlükleri veya bürolar her zaman bu kurum ve kuruluşlardan ayrıca aday göstermelerini isteyebilir.

 

Rehber, mesleğini icra ederken suç işleyenlerin topluma kazandırılması için hükümlünün yakın çevresindeki meslektaşlarının bilgi ve görgüsünden yararlanır.

 

Rehber yaptığı görüşmelerde ve elde ettiği bilgiler yönünden gizlilik kurallarına uymakla yükümlüdür.

Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı ile rehberin görevi

 

Madde 47

Mahkemece ilam Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca ilam denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya iletilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro ilamı denetimli serbestlik defterine kaydeder.

a.    5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" aşağıda belirtilen usul ve esaslar kapsamında yerine getirilir.

1.5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinde belirtilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlüye, şube müdürlüğü veya büro bu tedbirin yerine getirilmesi amacıyla on gün içinde sağlık kuruluşuna sevk edilmek üzere başvurması için bildirim yapar. Hükümlünün belirlenen süre içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hâlinde sağlık kurumuna sevk yazısı yazılarak beş gün içinde bu kuruma başvurması istenir. Ayrıca, sağlık kurumuna hükümlünün kuruma başvurduğu tarih, tedavinin başladığı tarih, uygulanacak tedavi programı ile tedavinin tamamlandığı tarihin bildirilmesi konusunda yazı yazılır.

2.Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlüye ayrıca Yönetmeliğin 46 ncı maddesine göre tayin edilen rehber, hazırladığı denetim planı doğrultusunda; güvenlik tedbirinin uygulama süresince, hükümlüyü uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

3.Hükümlünün sağlık kurumunca belirlenen tedavi programına uymaması hâlinde durum bu kurum tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilir. Hükümlünün sağlık kurumunca belirlenen tedavi programına uyup uymadığı, şube müdürlüğü veya büro ile rehber tarafından her zaman denetlenir.

4.Şube müdürlüğü veya büroca hükümlünün sevk tarihinden itibaren beş gün içinde sağlık kurumuna başvurmaması veya denetim planına uyulmadığının belirlenmesi ya da sağlık kurumunca belirlenen tedavi programına uymadığının bildirilmesi hâlinde durum, mahkemeye iletilmek üzere derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

5.Tedbir sona erdiğinde şube müdürlüğü veya büro tedbirin sona erdiğini sağlık kurumuna ileterek evrakın iadesini ister. Kayıt kapatılarak evrak geldiğinde mahkemeye iletilmek üzere derhal bağlı bulunulan Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

b)   5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında" verilen denetimli serbestlik kararının infazı; hazırlanan denetim planı doğrultusunda; güvenlik tedbirinin uygulama süresince rehber hükümlüyü uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

 

Cezanın ertelenmesinde rehberin görevi

Madde 48

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

a.    Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin hem dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi hem de beşinci fıkrasında belirtilen rehberin görevlendirilmesi hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır.

1)5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (c) bendinde belirtilen yükümlülüklerin infazı Yönetmeliğin 32 nci maddesi, aynı fıkranın (b) bendinde belirtilen yükümlülüğün infazı Yönetmeliğin 35 inci maddesine göre yerine getirilir.

2)5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince denetim süresi içinde rehber görevlendirilmesi hâlinde rehber, hazırladığı denetim planı doğrultusunda; cezası ertelenen hükümlünün kötü alışkanlıklarından kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek mahkemeye gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

b)   Hükümlü hakkında sadece 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen rehberin görevlendirilmesi hâlinde; rehber hazırladığı denetim planı doğrultusunda; cezası ertelenen hükümlünün kötü alışkanlıklarından kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek mahkemeye gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

c)   Hükümlü hakkında sadece 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi hâlinde; 5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) ve (c) bendinde belirtilen yükümlülüklerin infazı Yönetmeliğin 32 nci maddesi, aynı fıkranın (b) bendinde belirtilen yükümlülüğün infazı Yönetmeliğin 35 inci maddesine göre yerine getirilir.

d)   5237 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak denetim süresini herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya rehber görevlendirmeden geçirmesine karar verilmesi hâlinde ilam, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şube müdürlüğü veya büroya gönderilmez.

Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde hükümlünün denetim süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde durum şube müdürlüğü veya büro tarafından Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemesine bildirilir. Ayrıca bu süre içinde hükümlünün kasıtlı bir suç işlediğinin tespiti hâlinde aynı işlem yapılır.

 

Salıvermede rehberin görevi

Madde 49

Salıverilen hükümlü ceza infaz kurumunda geçirdiği sürenin yarısı kadar denetim süresine tâbi tutulur. Ancak süreli hapislerde denetim süresi hakederek salıverme tarihini geçemez.

a.    Hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin hem yedinci veya sekizinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi, hem de dokuzuncu fıkrasında belirtilen rehberin görevlendirilmesi hâlinde aşağıda belirtilen usul ve esaslar uygulanır.

1)5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklerin infazı Yönetmeliğin 35 inci maddesi, aynı maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen yükümlülüğün infazı Yönetmeliğin 32 nci maddesine göre yerine getirilir.

2)5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince denetim süresi içinde rehber görevlendirilmesi halinde rehber, hazırladığı denetim planı doğrultusunda; salıverilen hükümlünün kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında, üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

b)   Hükümlü hakkında sadece 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen rehberin görevlendirilmesi halinde; rehber hazırladığı denetim planı doğrultusunda; salıverilen hükümlünün kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında, üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime gönderilmek üzere şube müdürlüğüne veya büroya verir.

c)   Hükümlü hakkında sadece 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci veya sekizinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere karar verilmesi hâlinde; 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklerin infazı Yönetmeliğin 35 inci maddesi, aynı maddenin sekizinci fıkrasında belirtilen yükümlülüğün infazı Yönetmeliğin 32 nci maddesine göre yerine getirilir.

d)   Mahkemece, hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden geçirilmesine karar verilmesi hâlinde ilam, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından şube müdürlüğü veya büroya gönderilmez.

 

Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde hükümlünün denetim süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde durum şube müdürlüğü veya büro tarafından Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile mahkemesine bildirilir. Ayrıca bu süre içinde hükümlünün kasıtlı bir suç işlediğinin tespiti hâlinde aynı işlem yapılır.

 

Rehber gerektiğinde, 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin onuncu fıkrasında belirtilen denetimli serbestlik tedbirinin veya belirlenen yükümlülüklerin kaldırılması konusunda düzenleyeceği raporla görüş bildirir.

 

Mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbirinin infazı

Madde 50

5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dört ve altıncı fıkraları gereğince haklarında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen hükümlüler hakkında verilen karar, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca karar koşullu salıverme veya hakederek salıverme tarihinden sonra denetimli serbestlik genel defterine kaydedilerek şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

Şube müdürlüğü veya büro kararı mükerrirlere ilişkin deftere kaydeder.

 

Hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması için bildirim yapılır. Hükümlünün bu süre içinde başvurması hâlinde, şube müdürlüğü veya büro kararın yerine getirilmesi için bir denetim planı hazırlar. Bu plan çerçevesinde hükümlüye önce uyum sorununun çözümü için belirli aralıklarla psiko-sosyal yardım yapılır. Ayrıca kendisine yeniden suç işlememesi ve kendisini suça yönelten çevre ile ilişki kurmaması konusunda uyarılarda bulunulur. Ayrıca, varsa olumsuz alışkanlıklarını değiştirebilmesi için yapıcı olarak yönlendirilir.

 

Şube müdürlüğü veya büroca hazırlanan denetim planı; hükümlüye, kolluğa ve ilgili kurum ve kuruluşlara bildirilir.

 

Hükümlünün uyarılara uyup uymadığı şube müdürlüğü veya büroca her zaman denetlenir.

İlgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa hükümlünün bu çevre içinde bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi için yazı yazılır.

 

Hükümlünün, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen mazereti olmaksızın on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurmaması veya denetim planı ile kendisine yapılan uyarılara uymadığının belirlenmesi ya da ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluk tarafından hükümlünün, kendisini suça yönelten çevre içinde bulunduğunun tespiti hâlinde durum, mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilerek evrak, ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan istenerek kayıt kapatılır.

 

Mükerrirlere özgü denetimli serbestlik tedbiri infaz edildikten sonra, ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluktan evrakın iadesi istenir, kayıt kapatılır ve evrak mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

 

Psiko- sosyal yardım

Madde 51

Psiko-sosyal yardım; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlülere yapılan psikolojik ve sosyal yardımlardır.

 

Psikolojik yardım; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlülerin suç nedeni ile karşılaştıkları psikolojik sorunların çözümünü amaçlayan sistemli ve programlı hizmetlerin bütünüdür. Bu yardım; gözlem ve görüşme, değerlendirme, müdahale, koruyucu ve önleyici çalışmalar ile değerlendirme aşamalarından oluşur.

Sosyal yardım; suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlünün aile ve çevre koşullarından doğan maddî, manevi ve sosyal ihtiyaçlarının giderilmesine, sosyal sorunlarının önlenmesine ve çözülmesine, çevre ve toplumla uyumunun düzenlenmesine yardımcı olunmasını amaçlayan sistemli ve programlı hizmetlerin bütünüdür.

 

Suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlüye yapılan psikolojik ve sosyal yardım psikolog ve sosyal çalışmacı tarafından yapılır. Bu uzmanların bulunmaması hâlinde yardım, kamu kurum ve kuruluşlarındaki yukarıda belirtilen uzmanlar ile psikolojik danışman ve rehber ile özel eğitim uzmanlarından biri tarafından verilir.

 

 

DOKUZUNCU BÖLÜM

Çocuk Koruma Kanunu İle İlgili Hükümler

Şube müdürlüğünün Çocuk Koruma Kanunu ile ilgili görevleri

Madde 52

Çocuğun mahkeme kararı ile denetim altına alınması hâlinde, şube müdürlüğü veya büro, Yönetmelikte belirtilen diğer görevlere ek olarak bu bölümdeki görevleri de yerine getirir.

Ancak korunma ihtiyacı olan çocuklar veya suç tarihinde oniki yaşını bitirmemiş suça sürüklenen çocuklar ile çocuğun aileye teslimine dair karar verilmesi hâlinde bu çocuklar hakkında denetim görevi, gözetim esaslarına göre Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yerine getirilir. Bu hâlde mahkeme kararı Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile doğrudan bu kuruma gönderilir.

 

Denetim altına alma kararı ile denetimli serbestlik görevlisinin belirlenmesi

Madde 53

5395 sayılı Kanun gereğince çocuklar hakkında;

a.    19 uncu maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan,

b.    23 üncü maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen,

çocuklar hakkında denetim altına alınmasına karar verilmesi hâlinde bu bölümdeki hükümler uygulanır.

 

Çocuğun denetim altına alınmasına dair karar, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca karar denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya gönderilir.

 

Şube müdürlüğü veya büro, kararı çocukların denetimine ilişkin deftere kaydederek denetim altına alınan çocuğa bir denetimli serbestlik görevlisi görevlendirir. Görevlendirme sırasında çocuğun kişisel özellik ve ihtiyaçları dikkate alınır ve çocukla iyi iletişim kurabilecek olanlar tercih edilir.

 

Çocuklar için; şube müdürlükleri veya büroda görev yapan öncelikle sosyal hizmet uzmanı, psikolog, sosyolog, öğretmen; bu uzmanların bulunmaması hâlinde kamu kurum ve kuruluşlarındaki yukarıda belirtilen uzmanlar ile psikolojik danışman ve rehber, özel eğitim uzmanından biri denetimli serbestlik görevlisi olarak belirlenir.

 

Denetimli serbestlik görevlisinin görevleri

Madde 54

Denetimli serbestlik görevlisinin görevleri şunlardır:

a)    Kararla ulaşılmak istenen amacın gerçekleşmesi için çocuğun eğitim, aile, kurum, iş ve sosyal çevreye uyumunu sağlamak üzere onu desteklemek, yardımcı olmak, gerektiğinde önerilerde bulunmak.

b)    Çocuğa eğitim, iş, destek alabileceği kurumlar, hakları ve haklarını kullanma konularında rehberlik etmek.

c)    İhtiyaç duyacağı hizmetlerden yararlanmasında çocuğa yardımcı olmak.

d)    Kaldığı yerleri ve ilişki kurduğu kişileri ziyaret ederek çocuğun içinde yaşadığı şartları, ailesi ve çevresiyle ilişkilerini, eğitim ve iş durumunu, boş zamanlarını değerlendirme faaliyetlerini yerinde incelemek.

e)    Alınan kararın uygulanmasını, bu uygulamanın sonuçlarını ve çocuk üzerindeki etkilerini izlemek, tâbi tutulduğu yükümlülüklerin yerine getirilmesini denetlemek.

f)    Çocuğun gelişimi hakkında, üçer aylık sürelerle Cumhuriyet savcısı veya mahkemeye rapor vermek.

 

Denetimli serbestlik görevlisi, görevini yerine getirirken gerektiğinde çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse ve öğretmenleriyle iş birliği yapar.

 

Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse çocuğun devam ettiği okul, işyeri veya çocukla ilgili bilgiye sahip kurumların yetkilileri, denetimli serbestlik görevlisine yardımcı olmak, görevi gereğince istediği bilgileri vermek zorundadır.

 

Çocuğun yakınları denetimli serbestlik görevlisinin yetkilerine müdahale edemezler.

 

 

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi hâlinde yapılacak işlemler

Madde 55

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi halinde şüpheliye Yönetmeliğin 53 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası gereğince denetimli serbestlik görevlisi görevlendirilir. Denetimli serbestlik görevlisi Yönetmeliğin 54 üncü maddesinde belirtilen görevleri yerine getirir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde yapılacak işlemler

 

Madde 56

5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, çocuk beş yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulur.

Sanık hakkındaki karar, mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Cumhuriyet başsavcılığınca denetimli serbestlik genel defterine kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya iletilir. Şube müdürlüğü veya büro bu kararı çocukların denetimine ilişkin deftere kaydeder.

 

Denetim süresi içinde çocuğun bir eğitim kurumuna devam etmesine, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilir.

a.    Çocuğun bir eğitim kurumuna devam etmesine karar verilmesi hâlinde Yönetmeliğin 32 nci maddesi gereğince işlem yapılır.

b.    Çocuğun belli yerlere gitmekten yasaklanmasına karar verilmesi hâlinde Yönetmeliğin 33 üncü maddesi hükümleri uygulanır.

c.    Çocuğun belli yerlere devam etmesi yükümlülüğü; mahkeme kararında belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, çocuğun belli yerlere devam etmesini ifade eder. Bu yükümlülük, çocuğa veya yasal temsilcisine mahkeme kararının bildirildiği tarihte başlar. Karar şube müdürlüğü veya büro tarafından çocuğun yasal temsilcisine, çocuğun yokluğunda verilmesi hâlinde kendisine de bildirilir. Ayrıca mahkeme kararında belirtilen yere de bildirim yapılır. Çocuğun belli yerlere devam etmesi şube müdürlüğü veya büro tarafından her zaman denetlenir. Çocuğun mahkeme kararında belirtilen belli yerlere devam etmesinin denetimi öncelikle şube müdürlüğü veya büro tarafından ancak, ulaşım güçlüğü veya güvenlik gibi nedenlerin bulunması hâlinde ilgili kurum ve kuruluşlar ile kolluğa yazı yazılması suretiyle yerine getirilir. Şube müdürlüğü veya büronun çocuğun ailesi veya sosyal çevresi ile iş birliği yapmasının gerekli olduğu durumlarda her aşamada özel hayatın gizliliğine tam saygı gösterilir. Çocuğun belli yerlere devam etmemesinin şube müdürlüğü veya büroca tespiti veya kararda belirtilen yer ile kolluk tarafından şube müdürlüğü veya büroya iletilmesi hâlinde durum, mahkemeye iletilmek üzere derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Denetim süresinin sona ermesi veya yükümlülüğe uyulmaması hâlinde şube müdürlüğü veya büro ilgili yer, kolluk ile ilgili kurum ve kuruluşlardan evrakı isteyerek kaydı kapatır.

d.    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Mahkeme kararında belirtilen koşulun yerine getirilmemesi durumunda denetimli serbestlik süresince; suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aylık taksitler hâlinde ödenerek tamamen giderilmesi veya suçun işlenmesi ile kamunun uğradığı zarar miktarının belirlenememesi hâlinde mahkemece takdir edilecek miktarda paranın aylık taksitler hâlinde maliye veznesine yatırılması yükümlülüklerinden birine karar verilebilir. Bu hâlde şube müdürlüğü veya büro tarafından çocuğun yasal temsilcisine on gün içinde mahkeme kararında belirlenen ilk taksit miktarını maliye veznesine yatırması için bildirim yapılır. Çocuğun yasal temsilcisi belirlenen ilk taksidi maliye veznesine yatırdıktan sonra makbuzu şube müdürlüğü veya büroya ibraz eder. Taksitlerin tamamının ödenmesinden sonra defterdeki kayıt kapatılarak evrak Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Şube müdürlüğü veya büro, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi hâlinde durumu mahkemeye iletilmek üzere derhal Cumhuriyet başsavcılığına bildirir. Bu hâlde kayıt kapatılır.

 

Sosyal inceleme raporu

Madde 57

Sosyal inceleme raporu; şüpheli veya sanık çocuğun fiziksel, sosyal ve kültürel koşullarını sistemli bir bakış açısıyla suça yönelme açısından değerlendiren, çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını irdeleyen, şüpheli veya sanık çocuğun korunması, tedavi ve rehabilite edilmesi gibi amaçlara hizmet eden; çocuğun toplumla bütünleşmesi açısından gereksinim duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynaklarla ilgili müdahaleyi öneren uzman raporudur.

 

Gerektiğinde Cumhuriyet savcısı veya hâkim ayrıca sosyal araştırma raporunun düzenlenmesini de isteyebilir.

 

Denetim planı ve raporu

Madde 58

Çocuğa uygulanacak denetimin yöntemi, denetimli serbestlik görevlisi, sosyal incelemeyi yapan uzman veya mahkeme nezdindeki sosyal çalışma görevlisi ile birlikte, görevlendirmeyi takip eden on gün içinde hazırlanacak bir planla belirlenir.

Denetim planı hazırlanırken;

a)    Çocuk hakkında alınan tedbirin amacı, niteliği ve süresi,

b)    Çocuğun ihtiyaçları,

c)    Çocuğun içinde bulunduğu tehlike hâlinin ciddiyeti,

d)    Çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse tarafından çocuğa verilen desteğin derecesi,

e)    Suça sürüklenmesi sebebiyle tedbir alınmış ise suç teşkil eden fiilin mahiyeti,

f)    Çocuğun görüşü,

dikkate alınır.

 

Denetim planı, mahkeme veya çocuk hâkimince onaylandıktan sonra derhal uygulanır. Denetimli serbestlik görevlisi, kararın uygulama biçimi, çocuk üzerindeki etkileri ile çocuğun ana ve babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimselerin veya kurumların çocuğa karşı sorumluluklarını gereğince yerine getirip getirmedikleri, kararın değiştirilmesini gerektirir bir durum olup olmadığı ve istenen diğer hususlarda her ay, ayrıca talep hâlinde mahkeme veya çocuk hâkimine rapor verir.

 

Denetimin sona ermesi

Madde 59

Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi hâlinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilir.

Denetim, çocuğun başka bir suçtan dolayı tutuklanması veya cezasının yerine getirilmesine başlanmakla sona erer.

Denetim raporları hakkında bilgi edinme

 

Madde 60

Denetim planı ve raporunun birer örneğini çocuğun avukatı veya yasal temsilcisi Cumhuriyet savcısından, mahkemeden veya çocuk hâkiminden alabilir. Çocuğa raporun içeriği hakkında bilgi verilir.

 

Ancak, çocuk ve avukatı hariç olmak üzere birinci fıkrada gösterilen kişilerin denetim planı ile raporu hakkında bilgi sahibi olmasının çocuğun yararına aykırı olduğuna kanaat getirilirse, bunların incelenmesi kısmen veya tamamen yasaklanabilir.

 

 

ÜÇÜNCÜ KISIM

Koruma Kurulları, Danışma Kurulu, Çeşitli ve Son Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Koruma Kurulları

 

Koruma kurullarının oluşumu

Madde 61

Koruma kurulları; adalet komisyonunun bulunduğu yerlerde Cumhuriyet başsavcısının veya görevlendireceği Cumhuriyet başsavcı vekili ya da Cumhuriyet savcısının başkanlığında; baro temsilcisi, belediye başkanı veya görevlendireceği yardımcısı, Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenecek bir ceza infaz kurumu müdürü, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürü, millî eğitim müdürü, sosyal hizmetler müdürü, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı temsilcisi, teşkilatı bulunan yerlerde Türkiye İş Kurumu müdürü, Ziraat ve Halk Bankası müdürleri, varsa ticaret ve sanayi odaları, ziraat odaları, borsalar, esnaf ve sanatkârlar birliği yöneticileri ile; varsa kamuya ait fabrikalar ile istekleri hâlinde o yerde şubesi bulunan kamuya yararlı dernek veya vakıflar ve özel bankaların yönetici seviyesindeki temsilcilerinden Cumhuriyet başsavcısı tarafından uygun görülenlerin katılımı ile oluşur.

Cumhuriyet başsavcısı tarafından seçilen üyelerin görev süreleri iki yıldır. Görev süresi sona eren üye yeniden görevlendirilebilir. Herhangi bir sebeple ayrılan üyelerin yerine yeni üyeler görevlendirilir. Bu üyeler ayrılan üyelerin süresini tamamlar.

 

Koruma kurullarının yazı işleri hizmetleri, şube müdürlüğünce yürütülür.

 

Koruma kurullarının görevleri

Madde 62

Kurulların görevleri şunlardır:

Şube müdürlüğü veya büro tarafından iletilen,

a)    Suçtan zarar gören kişilerin suç nedeniyle karşılaştıkları, sosyal ve ekonomik sorunların çözümünde yardımcı olmak.

b)    Ceza infaz kurumlarından salıverilen hükümlülerin meslek veya sanat edinmelerinde, iş bulmalarında, sanat sahibi olanlar ile tarım işletmeciliği yapmak isteyenlere araç ve kredi sağlanmasında, işyeri açmak isteyenlere yardım edilmesinde ve karşılaştıkları diğer güçlüklerin çözümünde yardımcı olmak.

c)    Salıverilen çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri almak; salıverilen diğer hükümlülere de bu konuda yardımcı olmak.

d)    Suçtan zarar gören veya ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler ile çocuk ve genç hükümlülerin öğrenimlerine devam etmelerini sağlamaya yönelik şube müdürlüğü tarafından hazırlanan projeleri görüşmek ve karara bağlamak.

e)    Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

 

Koruma kurullarının çalışma usul ve esasları

Madde 63

Koruma kurulu, her ayın ikinci haftası toplanır. Toplantı yer ve zamanı ile toplantı gündemi daha önceden kurul üyelerine bildirilir.

 

Kurulun gündemi Cumhuriyet başsavcısının görüşü alınarak, şube müdürlüğünce hazırlanır.

Kurul; üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır, toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar alır. Toplantı yeter sayısına ulaşılamazsa, bu husus bir tutanakla saptanarak toplantı beş gün sonra çoğunluk aranmaksızın yapılır.

 

Kurul, Cumhuriyet başsavcının talebi hâlinde her zaman toplanır.

 

Kurulda alınan kararlar bir tutanakla tespit edilerek katılanlarca imzalanır ve ilgilisine bildirilir. Kararların yerine getirilmesini şube müdürlüğü veya büro takip ederek sonucu hakkında kurula bilgi verir.

 

Koruma kurulları; faaliyetleri ve çalışma sonuçları hakkında bir rapor hazırlayarak her yılın Temmuz ve Aralık ayı sonunda Daire Başkanlığına gönderir.

 

Koruma kurullarına başvuru

Madde 64

Kurullara; aşağıda sayılan kişiler, bunların kanunî temsilcileri ile avukatı başvurabilir.

a)Suçtan zarar görenler.

b)Ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlüler.

 

İlgililer başvurularını bir dilekçe ile oturdukları yerdeki kurula iletilmek üzere şube müdürlüğü veya büroya yapar. Dilekçeye başvuru konusu ile ilgili belgeler eklenir. Başvurular koruma kurulları defterine kaydedilir.

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

Şikâyet ve İtiraz ile Hükmün Yorumunda veya Yerine Getirilmesinde Tereddüt

Madde 65

Şube müdürlükleri veya büroca hazırlanan raporlara şüpheli, sanık veya hükümlü ile kanunî temsilcileri tarafından ilgili adli mercie itirazda bulunulabilir. Ancak bu itiraz raporun ilgili adli mercie verilmesini durdurmaz.

 

Şube müdürlükleri veya büro ile koruma kurullarının idarî nitelikteki eylem ve işlemlerine karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir.

 

Kanun ve bu Yönetmeliğin uygulanması kapsamında verilmiş olan hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Diğer kanunlarda belirtilen kanun yolları saklıdır.

 

Hüküm veya kararların yorumunda veya yerine getirilmesinde tereddüde düşülmesi hâlinde şube müdürlüğü veya büro tarafından hükmü ya da kararı veren mahkemeden Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile karar istenir.

 

 

 

 

 

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Danışma Kurulu

Danışma Kurulunun oluşumu

Madde 66

Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerine ilişkin olarak danışma organı niteliğinde görev yapmak üzere Bakanlıkta, Bakanlık Müsteşarının başkanlığında Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu kurulur.

Danışma Kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur:

a) Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü.

b) Bakanlık Kanunlar Genel Müdürü.

c) Bakanlık Personel Genel Müdürü.

d) Türkiye Barolar Birliğinin görevlendireceği bir temsilci.

e) Yükseköğretim Kurulunca görevlendirilecek, üniversitelerin hukuk fakültelerinin ceza ve ceza usul hukuku ana bilim dalından bir, sosyal hizmetler yüksek okulu veya bölümünden bir, fakültelerin sosyoloji ve psikoloji bölümlerinden birer profesör veya doçent unvanına sahip, öncelikle Kanunun içerdiği konularda çalışmaları bulunan öğretim üyesi.

f) Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü.

g) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü.

h) Kadının Statüsü Genel Müdürü.

ı) Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü.

j) Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürü.

k) Millî Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürü.

l) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından üst düzey bir temsilci.

m) Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı.

n) Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün asayişten sorumlu genel müdür yardımcısı veya daire başkanı.

o) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden bir temsilci.

p) Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonundan bir temsilci.

r) Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı.

 

Danışma Kurulu her takvim yılında en az bir defa toplanır. Başkan, gerekli gördüğü hâllerde Danışma Kurulunu toplantıya çağırabilir.

 

Danışma Kurulunun başkan vekili Bakanlık müsteşar yardımcısıdır. Bakanlık Müsteşarının bulunmadığı zamanlarda Danışma Kuruluna, Bakanlık müsteşar yardımcısı başkanlık eder.

Danışma Kurulunun yazı işleri hizmetleri Genel Müdürlükçe yürütülür.

 

Danışma Kurulu, Bakanlık Müsteşarının uygun göreceği tarihte toplanır. Davet yazısında; toplantının yeri, zamanı ve gündemi belirtilir. Toplantıda alınan tavsiye kararları tutanağa bağlanır ve kurul üyelerince imzalanır. Muhalif üye karşı oy yazısı yazar. Kararlar ilgili kurum ve kuruluşlara iletilir.

 

Danışma Kurulunun görevleri

Madde 67

Danışma Kurulunun görevleri şunlardır:

a.    Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerine ilişkin temel ilkeleri belirlemek, öneri niteliğinde kararlar almak ve bu kararları ilgili kurum ve kuruluşlara iletmek.

b.    Genel Müdürlük tarafından sunulan, şube müdürlükleri ve koruma kurullarının yıllık faaliyetlerini değerlendirmek ve önerilerde bulunmak.

c.    Şube müdürlükleri ve koruma kurullarının görevleri ile ilgili olarak hazırlanan kanun, tüzük ve yönetmelik taslaklarını incelemek ve önerilerde bulunmak.

d.    Kanunla verilen diğer görevleri yapmak.

 

 

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yetki alanında şube müdürlüğü veya büro bulunmaması hâlinde yapılacak işlemler

Madde 68

Yetki alanında şube müdürlüğü veya büro bulunmayan mahkeme tarafından verilen karar, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ilgili deftere kaydedildikten sonra yetkili şube müdürlüğüne iletilmek üzere bağlı Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Bağlı Cumhuriyet başsavcılığınca da karar ilgili deftere kaydedilir.

 

Karar infaz edildikten sonra şube müdürlüğü kendi kaydını kapatarak kararı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Bağlı Cumhuriyet başsavcılığınca defter kaydı kapatılarak mahkemeye iletilmek üzere ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. İlgili Cumhuriyet başsavcılığınca da aynı işlem yapılır.

 

Yıllık iş programı ve projeleri ile çalışma raporlarının hazırlanması

 

Madde 69

Şube müdürlükleri ile koruma kurulları tarafından görev alanlarına giren bütün konularla ilgili olarak hazırlanan;

a.    Bir önceki yıla ait aylık istatistiki veriler dikkate alınarak bir sonraki yıl gelebilecek işlerin belirtildiği yıllık iş programı ile projelere ilişkin faaliyet raporları her yılın Aralık ayının ilk haftasında,

b.    Çalışma raporları her yılın Temmuz ve Aralık aylarında,

Cumhuriyet başsavcılığının görüş ve önerileri ile birlikte Daire Başkanlığına gönderilir. Daire Başkanlığınca incelenen bu raporlar, genel amaç ve politikalar çerçevesinde birleştirilerek, ülke çapında düzenli ve verimli çalışmanın sağlanmasına yönelik görüş ve öneriler ile birlikte Genel Müdürlüğe sunulur.

 

Daire Başkanlığınca hazırlanan faaliyet raporu, Genel Müdürlükçe yayınlanabilir. Danışma Kurulunun öneri niteliğinde aldığı kararlar açıklanır.

 

Bildirim

Madde 70

Şube müdürlüğü veya büro tarafından yapılacak bildirim, şüpheli veya sanığın kendisi veya kanuni temsilcisine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şüpheli veya sanık çocuklara yapılacak bildirim ise aileleri veya kanuni temsilcilerine aynı usulle yapılır.

 

Şüpheli ya da sanık ile şüpheli veya sanık çocuğun şube müdürlüğü veya büroya başvurması için yapılan bildirime uymaması hâlinde durum mahkemesine iletilmek üzere Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

 

Şube müdürlüğü ve büro personelinin özlük işleri

Madde 71

Şube müdürlüğü veya bürolarda görev yapan kadrolu personelden ataması Bakanlıkça yapılan personelin her türlü özlük işlemleri Genel Müdürlükçe, diğer personelin ise adalet komisyonlarınca yürütülür.

 

Şube müdürlüğü ve büro personelinin disiplin ve sicil işlemleri

Madde 72

Şube müdürlüğü veya bürolarda görev yapan kadrolu personelin disiplin işlemleri 30/5/1999 tarihli ve 23710 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği, sicil işlemleri Adalet Bakanlığı Merkez ve Taşra Teşkilâtı Memurları Sicil Amirleri Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.

 

 

Şube müdürlüğü ve büro personelinin kılık ve kıyafeti

Madde 73

Şube müdürlüğü veya bürolarda görev yapan kadrolu personelin kılık ve kıyafeti hakkında 16/7/1982 tarihli ve 8/5105 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık ve Kıyafetine Dair Yönetmelik hükümleri uygulanır.

 

Şube müdürlüğü veya büro personelinin atama ve nakil işlemleri

Madde 74

Şube müdürlüğü veya büroda görev yapan kadrolu personelin atama ve nakil işlemleri, 10/7/2003 tarihli ve 25164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Adalet Bakanlığı Memur Sınav-Atama ve Nakil Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.

 

Gönüllü çalışanlar

Madde 75

Denetimli serbestlik, yardım ve koruma hizmetlerinde bu Yönetmelikte belirtilen ilkeler gözetilerek gönüllü kişilerden de yararlanılabilir. Bu durumda gönüllü çalışanlara görev, yetki ve sorumluluk yönünden kamu görevlilerine ilişkin hükümler uygulanır.

 

Görevleri nedeniyle gönüllü çalışanlara karşı işlenen suçlar hakkında kamu görevlilerine karşı işlenen suçlara, gönüllü çalışanların görevleri nedeniyle işledikleri suçlar hakkında kamu görevlilerinin işledikleri suçlara ilişkin hükümler uygulanır. Bunların görevleri sebebiyle işlemiş oldukları suçlar hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Gönüllü çalışanların görevleri sebebiyle işlemiş oldukları suçlarla ilgili olarak soruşturma izni adalet komisyonu başkanı tarafından verilir.

 

Çalışmak isteyen gönüllü kişiler şube müdürlüğü veya büroya dilekçe ile başvurur. Ayrıca şube müdürlüğü veya büroca bu konuda resen araştırma yapılabilir. Gönüllülerden; yerleşim yeri belgesi, Cumhuriyet başsavcılığından alınacak iyi hâl belgesi, Sağlık Bakanlığına bağlı tam teşekküllü hastanelerden alınan sağlık raporu ve gönüllü başvuru formunu doldurmaları istenir. Başvurular, ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından değerlendirilerek Cumhuriyet başsavcısının onayına sunulur. Başvurusu kabul edilen kişilere şube müdürlüğü veya büro tarafından "kimlik kartı" verilir.

 

Gönüllülerin; çalışma programı şube müdürlüğü veya büroca belirlenerek, ilgiliye bildirilir.

Gönüllülerin hizmet verecekleri alana yönelik programların hazırlanması, takibi ve değerlendirilmesi şube müdürünün görevlendirdiği uzmanın rehberliğinde olur. Gönüllüler çalışmak istedikleri alanı seçme konusunda bilgi, beceri ve ilgi alanları göz önüne alınarak yönlendirilir.

 

Gönüllü çalışanlardan; psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, psikolojik danışmanlık ve rehberlik öğretmenliği unvanına sahip olanlara, sorumluluğu ve sosyal araştırma raporu düzenlemeyi yazılı olarak kabul etmeleri hâlinde rapor hazırlama görevi verilebilir.

Şube müdürlüğü veya büro gönüllü çalışmaya başlayanları her ayın sonunda Daire Başkanlığına bildirir.

 

Gönüllüler, çalıştıkları şube müdürlüğü veya büronun genel işleyişi ile çalışma usul ve esaslarına doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunamaz.

 

Şube müdürünün veya büro şefinin belirlediği kurallara ve çalışma programına uymayan gönüllülere yazılı uyarı yapılır. Uyarıya rağmen kurallara ve çalışma programına uygun davranmayan gönüllülerin görevine şube müdürü veya büro şefince son verilir.

 

Gönüllülerin çalışmalarından en iyi şekilde yararlanabilmek için onları hizmete teşvik edecek ortam, şube müdürlüğü veya büroca sağlanır.

 

 

Gönüllü çalışabilmek için aşağıdaki koşullar aranır:

a.    Türk vatandaşı olmak,

b.    Başvuru tarihinde yirmi bir yaşını bitirmiş olmak,

c.    14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin genel şartlar başlıklı beşinci bendinde sayılı suçlardan hükümlü bulunmamak.

 

Denetim

Madde 76

Şube müdürlükleri veya büroların denetimi ile koruma kurullarının işlemlerinin denetimi adalet müfettişleri tarafından yapılır.

 

Adalet müfettişlerince, ataması Bakanlığa ait görevliler ile diğer görevliler hakkında edindikleri bilgi ve kanaate göre Bakanlık personeli hakkında hâl kağıdı, komisyon personeli ile ilgili gizli rapor düzenlenir.

 

Adalet müfettişleri, şube müdürlükleri veya bürolarda çalışanların görevlerini kanun, tüzük, yönetmelik ve genelgelere uygun olarak yapıp yapmadıklarını; Cumhuriyet başsavcılığından veya mahkemelerden gelen kararların derhal işleme alınıp alınmadığını; işlemlerin yapılmasında, projelerin yürütülmesinde ve raporların düzenlenmesinde ihmal veya gecikme olup olmadığını; denetim esaslarına uymayanların ilgili mercie zamanında bildirilip bildirilmediğini denetler.

 

Personelin eğitimi

Madde 77

Şube müdürlükleri veya bürolarda görevli bütün personele, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Eğitim Merkezlerinde hizmet öncesi, aday memurluk, hizmet içi ve görevde yükselme eğitiminin yanı sıra görevleri ile ilgili eğitim uygulanır. Gerektiğinde gönüllü çalışanlara da eğitim verilebilir.

 

Eğitim programları, 28/10/2005 tarihli ve 25980 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumları Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile 4/5/2004 tarihli ve 25452 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan; Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Hizmet Öncesi Eğitim Yönetmeliği, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Aday Memurları Yetiştirme Yönetmeliği, Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği hükümleri uyarınca gerçekleştirilir.

 

Diğer kurumların görevleri, teşvik ve iş birliği

Madde 78

Cumhuriyet başsavcılığı aracılığı ile şube müdürlükleri veya büroların görevlerine ilişkin olarak iletilen istemler, kolluk görevlilerince yerine getirilir.

 

Kamu kurum ve kuruluşları, denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerinin görülmesine katkıda bulunurlar ve denetimli serbestlik görevlilerine yardımcı olurlar.

Psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog, eğitim uzmanı, öğretmen ve benzeri personeli çalıştıran kurum ve kuruluşlar ihtiyaç hâlinde şube müdürlüğü veya büronun bu nitelikte personel istemine yardımcı olurlar.

 

Aile veya çocuk mahkemelerinde görevli benzeri personel, şube müdürlüğünün önerisi ve Cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine yardımda bulunur.

 

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu yararına çalışan vakıf ve dernekler, gönüllü gerçek ve tüzel kişiler denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerine katkıda bulunmaya teşvik edilir.

 

 

Malî hükümler

Madde 79

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetlerini yürütmek üzere Kanun ile oluşturulan taşra teşkilatında görevli Devlet memurları; hizmet sınıfı, unvan ve derecelerine göre ceza infaz kurumlarında görev yapan emsallerine 657 sayılı Kanunun 152 nci maddesi uyarınca ödenen zam ve tazminatlardan yararlanırlar.

 

Danışma Kurulunun toplantılarına katılan üyelere 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah ödenir.

 

Denetimli serbestlik ve yardım ile koruma hizmetleri için Bakanlık bütçesine yeterli ödenek konulur. Bu hizmetlerde çalışan gönüllülere, talepleri üzerine fiilen çalıştıkları her gün için ulaşım ve iaşe giderleri karşılığı olarak yapılacak günlük ödeme tutarı ve tüm gönüllülere ödeme yapılabilecek yıllık toplam gün sayısı, bütçe kanunlarında gösterilen usul ve esaslara göre belirlenir. Bu ödemelerden herhangi bir vergi alınmaz ve kesinti yapılmaz.

 

 

BEŞİNCİ BÖLÜM

Tutulacak Defterler ve Kartonlar

Tutulacak defterler

Madde 80

Cumhuriyet başsavcılıklarında denetimli serbestlik genel defteri, şube müdürlükleri ve bürolarda aşağıda gösterilen defterlerin tutulması zorunludur:

a.    Denetimli serbestlik defteri.

b.    Çocukların denetimine ilişkin defter.

c.    Mükerrirlere ilişkin defter.

d.    Rapor defteri.

e.    Psiko- sosyal yardım defteri.

f.     Rehberlik hizmetlerine ilişkin defter.

g.    Adli kontrol defteri.

h.    İş arama izin defteri.

i.     Muhabere defteri.

j.     Zimmet defteri.

k.    Koruma kurulları defteri.

l.     Demirbaş eşya defteri.

 

 

Denetimli serbestlik defteri

Madde 81

Tedbir kararlarının düzenli ve aksamayacak bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tutulan (Örnek-DS 1) nolu defterdir.

 

Denetimli serbestlik defterine; eğitim kurumuna devam etme yaptırımı veya yükümlülüğü, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma yaptırımı, ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması ve belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanma seçenek yaptırımı, kamuya yararlı bir işte çalıştırma yaptırımı veya yükümlülüğü, cezanın konutta infazı yaptırımı, belli hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması güvenlik tedbiri, meslek ve sanatın icrasının yasaklanması ya da sürücü belgesinin geri alınması güvenlik tedbiri, etkin pişmanlık halinde hükmedilen güvenlik tedbiri ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kaydedilir.

 

Bu defter; sıra numarası, denetimli serbestlik genel defter numarası, hakkında tedbir uygulanan kişinin kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kararı veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, suçu, kararın geldiği tarih, kararın konusu, takip eden uzmanın kimliği, kararın uygulanmasına başlanıldığı ve bitirildiği tarih ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

 

Çocukların denetimine ilişkin defter

Madde 82

Çocuklara ilişkin tedbir kararlarının düzenli ve aksamayacak bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tutulan (Örnek-DS 2) nolu defterdir.

 

Çocukların denetimine ilişkin deftere bu Yönetmeliğin 53, 55 ve 56 ncı maddesinde belirtilen kararlar kaydedilir.

 

Bu defter; sıra numarası, denetimli serbestlik genel defter numarası, hakkında tedbir uygulanan çocuğun kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, suçu, kararı veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, kararın geldiği tarih, kararın konusu, takip eden uzmanın kimliği, kararın uygulanmasına başlanıldığı ve bitirildiği tarih ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Mükerrirlere ilişkin defter

Madde 83

Mükerrirlere ilişkin güvenlik tedbir kararlarının düzenli ve aksamayacak bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tutulan (Örnek-DS 3) nolu defterdir.

 

Mükerrirlere ilişkin deftere bu Yönetmeliğin 50 nci maddesinde belirtilen kararlar kaydedilir.

Bu defter; sıra numarası, denetimli serbestlik genel defter numarası, hakkında tedbir uygulanan mükerririn kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kararı veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, suçu, kararın geldiği tarih, kararın konusu, takip eden uzmanın kimliği, kararın uygulanmasına başlanıldığı ve bitirildiği tarih ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Rapor defteri

Madde 84

Raporların düzenli olarak kaydedildiği (Örnek-DS 4) nolu defterdir.

Rapor defterine; denetim raporu, sosyal araştırma raporu, sosyal inceleme raporu, salıverme öncesi düzenlenecek rapor kaydedilir.

 

Bu defter; sıra numarası, hakkında rapor istenen kişinin kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, rapor isteyen makamın adı, raporun türü, suçu, talebin geldiği tarih, raporu düzenleyen uzmanın kimliği, raporun düzenlendiği ve gönderildiği tarih ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Psiko- sosyal yardım defteri

Madde 85

Suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlülerin karşılaştıklarıpsiko-sosyal sorunlarının çözümü için yapılan başvuruları ve diğer işlemlerin kaydedildiği (Örnek-DS 5) nolu defterdir.

Bu defter; sıra numarası, suçtan zarar gören, şüpheli, sanık veya hükümlülerin kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, Cumhuriyet başsavcılığı hazırlık veya mahkeme esas numarası, talep edilen ve yapılan yardım, görüşmeyi yapan uzmanın kimliği ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Rehberlik hizmetlerine ilişkin defter

Madde 86

Rehberlik hizmetlerinin düzenli ve aksamayacak bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla tutulan (Örnek-DS 6) nolu defterdir.

 

Rehberlik hizmetlerine ilişkin deftere bu Yönetmeliğin 46 ila 49 uncu maddeler arasında yer alan rehberlik ile ilgili işlemler kaydedilir.

 

Bu defter; sıra numarası, rehberlik yapılan hükümlünün kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kararı veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, suçu, yükümlülüğe hükmedilip edilmediği, yükümlülüğe hükmedilmiş ise çeşidi, kararın geldiği tarih, kararın konusu, takip eden rehberin kimliği, kararın uygulanmasına başlanıldığı ve bitirildiği tarih ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Adli kontrol defteri

Madde 87

Adli kontrol kararlarının infazını takip amacıyla kaydedildiği (Örnek-DS 7) nolu defterdir.

Adli kontrol defteri; sıra numarası, denetimli serbestlik genel defter numarası, şüpheli veya sanığın kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, kararı veren mahkemenin adı, kararın tarih ve numarası, suçu, yükümlülüğün çeşidi, kararın özeti, kararın süresi, kontrol kararının sona erdiği tarih ve düşünceler sütunlarını içerir.

 

İş arama izin defteri

Madde 88

İş arama izinlerini takip amacıyla tutulan (Örnek-DS 8) nolu defterdir. Bu defter; sıra numarası, iş arama izni verilen hükümlünün kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, suçu, iş arama iznini veren Cumhuriyet başsavcılığı, görüşmeyi yapan uzmanın adı, iş arama iznine çıktığı saat, hükümlüye önerilen iş yerleri ile sonuç sütunlarını içerir.

 

Muhabere defteri

Madde 89

Yukarıda gösterilen defterlere kaydı gerekmeyen ancak, Cumhuriyet başsavcılıklarından, mahkemelerden veya diğer mercilerden gelen veya bu mercilere gönderilen evrakın ve yazıların kaydedildiği (Örnek-DS 9) nolu defterdir.

 

Muhabere defterindeki kayıtlı yazıya gelen cevap ayrı bir kayıt işlemine tâbi tutulmaz. Sadece defterde aldığı numaranın karşısına geldiği işaret olunur.

Bakanlıkla yapılan yazışmalar için ayrı muhabere defteri tutulur.

 

Muhabere defteri; sıra numarası, evrakın tarih ve numarası, gönderilen veya gönderen daire, geliş ve sevk tarihi, evrakın özeti ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Zimmet defteri

Madde 90

Şube müdürlükleri veya bürolardan muhtelif mercilere gönderilen evrakın kaydedildiği (Örnek-DS 10) nolu defterdir.

 

Zimmet defteri; sıra numarası, evrak numarası, gönderildiği daire, alındığı tarih, evrakı alanın adı ve soyadı, evrakı alanın imzası ile düşünceler sütunlarını içerir.

 

Koruma kurulları defteri

Madde 91 Koruma kurullarınca tutulan (Örnek-DS 11) noludefterdir.Koruma kurulları defteri; sıra numarası, başvuranın kimliği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, suçu, yaşı, hukuki durumu, yardım talep tarihi, talep edilen yardım türü, yardım tarihi, yapılan yardımın türü, yardım yapan kişi veya kurum ve düşünceler sütunlarını içerir.

 

Demirbaş eşya defteri

Madde 92

Şube müdürlüklerinde veya bürolarda bulunan şube veya büroya ait ya da şube veya büronun tasarrufunda bulunun kullanma süresi bir yıldan fazla olan demirbaş eşyaların kaydedildiği (Örnek-DS 12) nolu defterdir.

 

Demirbaş eşya defterinde; demirbaş sıra numarası, demirbaş eşyanın bulunduğu yer, demirbaş eşyanın türü ve özellikleri, alındığı tarih ve terkin tarihi sütunlarını içerir.

 

 

 

Defterlerin numaralandırılması

Madde 93

Defterlere sayfa numarası konur ve her sayfaya şube müdürlüğü mührü basılır. Defterlerin başına ve sonuna kaç sayfadan ibaret olduğu yazılır ve bu yazı şube müdürlüğü mührü ile mühürlenerek şube müdürü tarafından imzalanır.

 

Defterlerin düzeni

Madde 94

Şube müdürlükleri veya bürolarda bulunan defterler temiz, düzgün ve sağlıklı bir şekilde tutularak saklanır. Belirtilen hususların yerine getirilmesinden şube müdürü veya büro şefi de sorumludur.

 

Defterlerde silinti ve kazıntı yapılmaz. Yanlışlık yapılırsa düzeltilmesi lazım gelen yazıların üstüne okunmasına engel olmayacak şekilde ince bir çizgi çizilip, defterin kenarına gerekli düzeltme yapıldıktan sonra şube müdürü veya büro şefi tarafından onaylanır.

 

Devir işlemleri

Madde 95

Mükerrirlere ilişkin defter, çocukların denetimine ilişkin defter ile denetimli serbestlik defterine kaydedilmiş olup da, yıl sonuna kadar bir sonuca bağlanmamış ilam ve kararlar, eski numarası düşünceler hanesine şerh verilerek yeni yıl defterine devir suretiyle kaydolunur. Kaydedildiği yeni defter üzerinden işlemlerin yürütülmesine devam olunur. Eski defterdeki düşünceler hanesine de yeni defter numarası yazılır. Yıl sonunda, yıl içinde gelen ilam ve kararlardan ne kadarının sonuçlandığı ve ne kadarının yeni yıla devredilmiş olduğu toptan yazılmakla beraber devir olunanların sıra numaraları bir cetvel halinde gösterilir ve cetvelin bir örneği deftere yapıştırılır.

İlam ve kararların kaydının tutulmasında bilgisayar kullanılan Cumhuriyet başsavcılıklarında ilam ve kararların yeni yıla devir işlemi yapılmaz.

 

Tutulacak kartonlar

Madde 96

Şube müdürlükleri veya bürolarda aşağıda gösterilen kartonların tutulması zorunludur:

a)    İş cetvelleri kartonu.

b)    Teftiş tavsiye raporları kartonu.

c)    Hizmetler listesi kartonu.

d)    Koruma kurulları karar kartonu.

 

İş cetvelleri kartonu

Madde 97

Şube müdürlükleri veya bürolardan Bakanlığa gönderilen iş cetveli örneklerinin düzenli bir şekilde tarih sırasıyla konulduğu kartondur.

Teftiş tavsiye raporları kartonu

 

Madde 98

Teftiş sonucunda düzenlenen tavsiye raporlarının saklandığı kartondur.

 

Hizmetler listesi kartonu

Madde 99

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 105 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şube müdürlüklerince oluşturulan hizmetler listesine ilişkin kartondur.

Koruma kurulları karar kartonu

 

Madde 100 

Koruma kurulları kararlarının tarih sırasıyla konulduğu kartondur.

 

 

 

Dosyalama işlemi

Madde 101

Şube müdürlüğü veya büro tarafından her ilgili hakkında bir dosya açılır. Dosyaya; ilgilinin kaydedildiği defter numarası verilir. Suçtan zarar görenler için ayrı dosya açılır ve psiko-sosyal yardım defter numarası verilir.

 

Yapılan tüm işlemler bu dosya üzerinden yürütülür.

 

Dosyanın sol köşesine numarası yazılır. Denetimli serbestlik ile ilgili karar veya ilam, tutanaklar ve denetim planı tarih sırasıyla ve kağıtların kenarları ortalama delinmek suretiyle dosyaya birer birer eklenir.

 

Dosyanın bir başka mercie gönderilmesi gerektiğinde, dosyadaki bütün tutanak ve belgeler geliş tarih ve sırasına veya dosyadaki numara sırasına göre yazılmak suretiyle dizisi yapılır, dizi listesinin altı, düzenleyen denetimli serbestlik görevlisi tarafından imzalanır.

 

Tutanak ve diğer yazılı kağıtlarda uyulması gereken esaslar

Madde 102

Tutanak ve diğer yazılı kağıtların üst, alt, sağ ve sol kenarlarından 2.5 cm. boşluk bırakılarak yazı alanı düzenlenir ve arka tarafı tamamen boş bırakılır. Tutanak ve diğer yazılarda da A4 (210x297 mm) ve A5 (210x148mm) boyutlarında kağıt kullanılır.

 

Yazılar bir veya birkaç satırdan ibaret olsa dahi aynı büyüklükteki kağıtlara yazılır.

Bilgisayar ve daktilo ile yazılması mümkün olmayan hallerde tutanaklar el yazısı ile yazılabilir. El yazısının okunaklı, düzgün bir şekilde olması gerekir.

 

Evrakı imza edenlerin, imzalarını okunaklı bir şekilde yazmaları ve okunması mümkün olmayan imzanın yanına imza sahibinin ad ve soyadını ayrıca yazı ile yazmaları zorunludur.

 

Elektronik ortamda kayıt

Madde 103

Elektronik ortamda kayıtların tutulmasına başlanılan şube müdürlükleri ve bürolarda, defterlerle birlikte tüm kayıt ve bilgiler ayrıca elektronik ortamda tutulur ve saklanır. Elektronik ortamda tutulan kayıtların ihtiyacı karşıladığının tespiti hâlinde, kayıtların yazılı olarak tutulması uygulamasından vazgeçilebilir.

 

Yazışma usulü

Madde 104

Şube müdürlüğünün veya büroların yazışmaları 18/10/2004 tarihli ve 2004/8125 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren "Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre yapılır.

 

Defterlerle basılı evrakın temini

Madde 105

Şube müdürlükleri veya bürolarda kullanılacak defter ve basılı evrakın örnekleri Bakanlıkça tespit edilerek bastırılır ve dağıtılır.

 

Yürürlük

Madde 106

Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

 

Yürütme

Madde 107

Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.